Kategoriler
Haberler

Türkiye’mizden Proje Anlayışına Örnekler

Brightwell Holdings’in kuruluşundan sonra yatırım alanlarımızdan biri de Yenilikçi Teknoloji Çözümleri ve Hizmetleri” oldu. Öncelikle Internet çözümlerini araştırdık. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Türkiye de değer yaratacak bir proje çıkarmak gerçekten zor. Öncelikle hedef Pazar Türkiye olursa zaten geleceği olamaz. Bunun yanında Türkiye de Internet reklamcılığı henüz gelişmedi. Dolayısı ile “Bedava Ekonomi” kurallarına göre abonelik olmadan reklam gelirine dayalı bir servisin Türkiye de önümüzdeki 4 yıl daha değer yaratması düşünülemez. Alım-satım veya servis’den elde edilecek komisyona dayalı gelir de yatırımcıyı nasıl tatmin eder, yatırımcının beklentisine göre değişecektir. Yılda 50,000 YTL EBITDA yaratacak bir iş bazı yatırımcıyı mutlu edebilir. O tartışma götürmez bir gerçek.   

 

Brightwell’in kurulduğu 2 yıl süresince özellikle Web tabanlı inanılmaz (!!!) projeler ile karşılaştık Hele NTV Türk Mucit programı sonrası “inanılmaz” tanımı sözlüklerde yeniden tanımlandı. “Sonsuz Enerji” altında olan projeleri daha önce yazılarımda paylaşmama rağmen web tabanlı olanları kimse ile paylaşmamıştım. Bunu proje sahibinin kimliğini saklayarak sizinle paylaşıp, Türiye’de iş geliştiren girişimcilerin büyük çoğunluğunun daha henüz amatör ligde mücadele ettiğini hep beraber görelim istedim.

 

Bu proje sahibi müthiş projesini bir de yatırımcı ile yaptığı müthiş iletişim ile süslemiştir. Ben de bloguma bu e-postayı rahat okuyacağınız şekilde aktarmak istiyorum;

 

Yatırımcı adayımız Türkiye’de ne kadar yatırımcı olacak şirket ve kişi varsa “spam” e-posta türü bir yöntem ile herkese tek bir mail atmış. Bir nevi erken gelen projeyi alır, kendine güvenen yatırım yapsın demiş. Burada BWG olarak Brightwell’i, Proje Sahibini de (PS) olarak görebilirsiniz. Kimi kelime ve cümle hataları düzeltilmekle birlikte bir kısmı aynen korunmuştur;

 

PS:

 

Sayın Yetkili;

 
Şuan dünya da ilk olabilecek bir çok projemden, birini (güncel) sizlerle paylaşıyor ve melek yatırımcı arıyorum.
 
İlginizi bekliyor, sağlıklı güzel günler diliyorum.

 

İçimzdeki merak ile soruyoruz fikir sahibine;

 

BWG: Sayın Proje Sahibi (PS) merhabalar,

 

Projenizi aldik ancak bu projenin butcesi ve secondlife.com ya da nettehayat.com’dan farkı konusunda  bilgileri de sizden rica edebilir miyiz?

 

Süreç bundan sonra gelişiyor;

 

PS: Merhaba,

 
Second Life’ı fazla inceleyemedim ancak Nette hayat yüzeysel ve kısıtlı. Yani şunu söylemeye çalışıyorum. insanları dar bir alana, istediğiniz alana sokmak yerine benim projem; özgür, kapsama alanı sürekli genişleyen, birşeyleri dikte etmeden, ortamın kendi halinde tıpkı dünyadaki gibi bir gezegen konumuna gelmesini sağlamak. Sanal bir gezegen yaratmaktan bahsediyorum.
 
Örneğin; Daha önce belirttiğim gibi:

 

Başlangıç olarak her ülkenin başkentini ve önemli şehirlerini cadde cadde, sokak sokak, en ince ayrıntılarına kadar üç boyutlu olarak sanal ortama taşıyalım.

 

Ülke yüzölçümü veya nüfusuna göre, şehir sayısına kota getirilebiliriz ya da kota sınırı olmaksızın her ülke, kendi sanal üç boyut şehir yazılımını tamamlayıp gönderdikçe ana projeye eklenir. İkincisi daha mantıklı görünüyor. Çünkü, ülkeler projeye dahil olabilmek için neredeyse tüm şehirlerini ortama çekmek isteyecekler ve bu sayede projeyi üstlenen ana firma maliyetini % 30′ ların da altına düşürecektir.

 

Ben ortama Antalya dan giriş yapmış olayım. (Çünkü her katılımcı bulunduğu yerden ortama adım atacak. Sonra nerlere giderse gider. o ancak onu ilgilendirir.) Öncelikle kafa kısmım bir bedene monte edilecek. Sonra, bana verilenlerle hayata başlayacağım. Bun dan sonraki kurgu tıpkı dünya daki gibi işleyecek. Bu da Çok kapsamlı ve fazla detay demek anlamına gelir. Eminim Second Life bile benim düşündüklerim değil.

 
BWG: Tekrar soruyoruz bütçesi nedir, yatırım ile ilgili öngörüleriniz neler;

 

(PS): Tekrar Mehaba;

 
Bütçe Maliyeti konusun da birşey söylemem çok objektif olmaz. Zira; bu konuda bilgim sınırlı. Ancak şunu söyleyebilirim ki, dediğim gibi ülkelerin tanıtımına katkı sağlar teması işlenirse maliyet çok düşer kanısındayım. Ülkeler, bazı kişi ya da kuruluşlar şehirleri üç boyutlu hale getirme de katkı sağlayabilirler. Belki yarışmalarla da bu işin meraklıları tarafından da direkt destek alınabilir. 

 

Ardından bir e-posta daha gelir;

 

Konu: FW: Bu bir Seconlife, Simcity değil, Nettehayat hiç değil. İddia ediyorum, bu bir dönüm noktası ve yeni bir çağın habercisi.

 

Bu projeyi öncelikle benzerlerinden ayırmak gerekir. Secondlife, simcity ve nettehayat; benim düşündüklerimin yanında yüzeysel, derinliği olmayan, kapsamı dar ve henüz bu alandaki başlangıcın ilk yıllarındaki ilkelliği yansıtıyor.

 

Benim projem ise tamamen bunların çok ötesinde bir proje. Çünkü bu proje dünyadaki yaşamın üç boyutlu bir kopyası olacak. Şehirler birebir detaylandırılıp üç boyutlu hale getirilecek. Yani bilgisayar oyunları gibi direkt olayların içinde ve yaşıyor olacaksınız. Sisteme giren herkes kendi yüzüyle girecek. İnsanlar sistemde hem yaşayacaklar hem de para kazanıp, kaybedebilecekler.

 

Bu proje; her ne kadar gerçek yaşamı bire bir taşımayı olanaksız kılıyor görünse de, (imkansız yoktur) mümkün olan en yüksek oranda sanala taşınmayı vaat ediyor. Bu vaadi gerçeğe dönüştürmek benim için imkansız değil (şimdilik) sadece olanaksız. Olanağı olanla el sıkışıp güç birliği yapmayı başarırsak eğer sonucu eminim herkes gıpta ederek izleyecek veya bize katılacak.

 

Bu yatırım kaça mal olur, bilmiyorum. Maliyetle ilgili bildiğim tek şey; bazı olaylar devreye sokulursa eğer, projenin % 70 daha az maliyetle sonuçlandırılabileceğidir. Yatırımcısı ise kesinlikle kazanacak. Bu işe yatırım yapan kişi ya da kuruluşun, klasik internet mecralarının dışında, uygulayacağım bir yöntemle uçuk miktarlarda, (sürekliliği olan) paralar kazanacağına ve bu sitenin dünyanın en çok kazanan ve en değerli sitesi olacağına garanti veriyorum. Yeter ki ekip iyi olsun. İmkansız deneni başarsın.

 

Başardığımızda da yeni bir çağ başlayacak ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İyi mi olur, kötü mü olur onu da zaman gösterecek. (İnsanları oraya hapsetmek gelecek için hoş şeyler değil tabii. Fakat birileri bunu yapmaya başladı bile ve bunu daha da ileriye götürecekler emin olun.)

 

ÜÇ BOYUTLU, GERÇEK SANAL DÜNYA YARATMAK (GERÇEK SANAL YAŞAM / REALLY IMAGINARY LIFE)

 

Bu proje; katılım ve detay yönünden, dünyanın en kapsamlı internet projesi olacaktır. Projeye her ülkeden operatörler iştirak edebilir.

 

·         Üç boyutlu sanal dünya. Gelin her şeyiyle bir dünya yaratalım.

·         Başlangıç olarak her ülkenin başkentini ve önemli şehirlerini cadde cadde, sokak sokak, en ince ayrıntılarına kadar üç boyutlu olarak sanal ortama taşıyalım.

·         Ülke yüzölçümü veya nüfusuna göre, şehir sayısına kota getirilebiliriz ya da kota sınırı olmaksızın her ülke, kendi sanal üç boyut şehir yazılımını tamamlayıp gönderdikçe ana projeye eklenir. İkincisi daha mantıklı görünüyor. Çünkü, ülkeler projeye dahil olabilmek için neredeyse tüm şehirlerini ortama çekmek isteyecekler ve bu sayede projeyi üstlenen ana firma maliyetini % 30′ ların da altına düşürecektir.

·         İnsanların siteye girişi ücretsiz, sembolik bir ücret karşılığı veya üyelerin kazançlarından belli bir yüzde hesabıyla da ücretlendirilerek sağlanabilir. Ya da en mantıklısı kazanç üzerinden vergilendirmeye benzer bir sistem kurulabilir.

·         Hayata başlangıç yapabilmesi için ona, ne ya da neler verilebilir detaylandıralım.

·         Sonra herkesi kendi haline bırakıp yaşam sürmesini ya da ne yapıp ne yapamadığını izleyelim. Ama tek şartla bu dünyanın da bir anayasası ve kırmızı çizgileri olsun. Kavgasız, savaşsız ve insan haklarına saygı gibi. (Bu sadece benim şahsi fikrim) Bunun dışında kişi, satın alabilir, çalışabilir, işsiz kalabilir, okula gidebilir, tembellik yapabilir, devlet adamı olabilir, memur olabilir, aşık olabilir, üzülüp sevinebilir, kazanıp kaybedebilir, fakir yada zengin olabilir

·         Her şey bu dünya ile bire bir aynı ve üç boyutlu olacak. Aynı şartları kavgasız, savaşsız ve insan haklarına saygı göstererek yaşayacaklar. 

1.       Kişi sisteme girer. Boydan bir fotoğrafını yükler.

2.       Fotoğraf sanal kişiye dönüştürülür veya kafa kısmı sanal bir bedene monte edilir.(Kişiyi yaratma işlemini sistem yapabilir ya da kişi kendini sanal ortama uyarlayabilir.)

3.       Kişi; giriş yaptığı yerden, tüm üyelerin yaptığı gibi eşit olarak sanal hayata adımını atar.(Bu başlangıç doğumdan veya ilkokul dan itibaren olabilir.)

4.       Sistem kişiye bir ev verir ve eğitimi bitene kadar giderleri karşılanır. Eğitimini bitirenler işe yerleşir, bitiremeyenler yetenekleri doğrultusunda işe başlatılır. Sistem kişinin tüm eğitimlerini sınavlara girerek 1 ay – 3 ay – 6 ay veya 1 yıl da bitirecek şekilde programlanır.

5.       Kişi sistemden geçici çıkarsa uykuda, 1 yıl çıkarsa seyahatte, 5 yıl giriş yapmayanlar ise ölü sayılır. Ölen üyeyi tanıyanlar defin işini de üstlenir yoksa site o görevi yerel belediyeye verir ( defin işi üyelerin inançları doğrultusunda gerçekleşir) vs…

6.       Proje her şeyiyle gerçek yaşama göre detaylandırılır ve gerçek yaşam sanal ortama tam anlamıyla taşınır.

Bir e-posta daha gelir aynı gün 3-4 saat sonra;

 

PS: 
Daha önce nettehayat hakkında ki özet görüşümü aktarmıştım. Bu arada secondlife ve sissity yi de az da olsa inceleme olanağı buldum. Hepsi de bana göre yüzeysel ve ilkel yapılmış oyunlar. Benim kafamın içindekilerinin hiç birini yansıtmıyorlar. Bir kere yüzeysel, aynı zaman da karışık. Her hareketin karşılığı tam olarak var mı o kadar olayın içine girmedim tabii, ama benim projemde işleyiş; hem çok basit hem de her hareket, her diyalog veya başka şeyler için kullanımı kolay basit uygulamalar projelendirilecek. Etütleri yapılacak.

 
Benim Projem; Her ne kadar gerçek yaşamı bire bir taşımayı olanaksız kılıyor görünse de, (imkansız yoktur) mümkün olan en yüksek oranda sanala taşınmayı vaadediyor. Bu vaadi gerçeğe dönüştürmek benim için imkansız değil sadece olanaksız. Olanağı olanla el sıkışıp güçbirliği yapmayı başarırsak eğer sonucu eminim herkes gıpta ederek izleyecek veya vize katılacak. Bu yatırım kaça mal olur, bilmiyorum. Ama Yatırımcının klasik internet mecralarının dışında, uçuk miktarlarda paralar kazanacağını ve bu sitenin dünyanın en çok kazanan ve en değerli sitesi olacağına garanti veriyorum. Yeter ki ekip iyi olsun. İmkansız deneni başarsın.

 
Bunun nasıl olacağını da, proje uygulamaya girdiğinde herkes görecek.

 

Saygılarımla,

 

 

Özetle bu durum tüm yerli fikir sahibi ve inovasyon yaptım diye patent ya da farkında bile olmadan Faydalı Model alan mucitlerimizin durumunu ortaya koyuyor. İş planı yapılmamış, rakipler incelenmemiş, fikrin hayata geçeceği iş alanını araştırmak zaten kitabımızda yoktur. Sonra da “% 70 daha ucuz olur” diye neye göre % 70 ucuz olacağını bile berlirleyemediğin bir proje çıkar. “Ekibi kurarsak zaten yatırımcı ilk günden kazanacak” gibi de bir vaat ile yatırımcının güveni kazanılmaya çalışılır. Amatör lig’den profösyonel lige geçmek için üniversitelerimizin “girişimcilik” adı altında dersleri müfredata almaları gerekiyor. Türkiye’nin zekileri bilgisayar, elektronik vb mühendislik bölümlerini bitirip ülkenin sosyo-ekonomik yapısından dolayı kendi işlerini kurup tek rekabetin fiyat olduğunu düşünerek karın tokluğuna geçinip emekli oluyorlar. Buna dur demezsek inovasyon beklemek hayal olacak.