Kategoriler
Haberler

Kadınlar, Yönetim Kurullarına Değer Katar

ARGE Danışmanlık ve Rothschild-Türkiye yönetim kurulu başkanı sevgili Yılmaz Argüden, son dönemde yazdığı Boardroom Secrets adlı kitabı ile dünyanın en önemli şirketlerinin iyi yönetim sergilemeleri için yönetim kurulu ile olan ilişkilerini anlatmıştı: http://www.arguden.net/haber_en.aspx?id=28

Ülkemizde çok yakında yürürlüğe girecek TTK (Türk Ticaret Kanunu) ile yürütme yetkisini haiz olan ve olmayan (executive/non-executive) yönetim kurulu üyesi ayrımının uygulanmasına izin verilmiştir. Bu düzenleme, Alman yönetim kurulu/gözetim kurulu ve Fransız genel müdürün şirket başkanı olduğu (Président Directeur Général) sisteme de olanak vermektedir: http://vergikanunhaberleri.blogspot.com/ 2011/08/yeni-turk-ticaret-kanununa- gore-anonim.html Bu bağlamda Türkiye’de “Non-Executive/Yürütme Yetkisini Haiz Olmayan Yönetim Kurulu Üyeliği” ayrı bir meslek haline gelecektir. Şu anda sayıları çok az olan bu kişiler belkide Türkiyenin geleceğini değiştireceklerdir. Yani bunca yıl biriktirdikleri tecrübeleri tam gün olarak çalışmak yerine part-time çalışarak başka şirketlere aktarabilecekler. Ben bu konuda ileriki tarihlerde daha detaylı bir yazı hazırlayacağım. Çünkü bu konunun örgütlenmesi konusunda bir çalışmam mevcut (Bildiğiniz gibi yeni olan herşeyi illa ben örgütlemem gerekiyor diye bir zorunluluğum var!!!) Bugünkü yazım, dünyada en çok kadın yönetim kurulu üyesi barındıran ülkemizle ilgili. Bunun nedeni şirket sahiplerinin belirli sayıyı tamamlamak için eşlerini yönetim kurulu üyeleri yapmaları.

Yılmaz Argüden konuya farklı bir noktadan yaklaşmış. Yazısını sizinle paylaşıyorum:

Kadınlar Zenginlik Katar

Yönetim kurulları şirketin yönlendirilmesinden ve şirkete teslim edilen tüm kaynakların etkin kullanıldığının gözetilmesi ile yönetimin aldığı risklerin uygunluğunu değerlendirilmesini sağlayacak denetimi gerçekleştirmekten sorumludur. Bu nedenle, şirketin risk-getiri dengesini, kısa vade – uzun vade dengesini ve çeşitli paydaşlar arasındaki çıkar dengelerini koruyucu yaklaşım sergilemeleri de önem taşır. Sadece finans kaynaklarına değil, aynı zamanda insan kaynaklarına, iş ortaklarına, tedarikçilerine ve çevresine güven veremeyen şirketlerin uzun vadede bu kaynaklara avantajlı şartlarla ulaşmaları güçleşir. Esas olan kurumun devamlılığı olduğuna göre şirketin gelecekteki başarısı için gerekli her türlü kaynağa avantajlı şartlarda ulaşabilmesini temin eden tutarlı, adil, şeffaf, sorumlu, hesap verebilir ve etkin yaklaşımların şirketin tümüne yaygınlaşması kurumsal yönetişimin temelidir.

Bunca dengeyi sağlıklı bir şekilde gözetebilmek ve şirketin değer yaratmasını sağlamak için yönetim kurullarında çeşitliliğin sağlanması önemlidir. Çünkü kuruma bütünsel olarak bakabilme becerisine sahip, ancak farklı deneyimleri ve bakış açılarına olan bireyler birlikte çalıştıklarında riskleri daha kolay görebilir ve kurumun sürekliliğinin sağlanmasına destek olabilirler.

Yönetim Kurullarıne farklı perspektiflerin kazandırılmasının yollarından birisi de yönetim kurllarında kadın üye sayısının artırılmasıdır. Yönetim kurullarında kadınlara daha çok yer verilmesi sadece potansiyel üye havuzunun genişlemesini ve dolayısıyla daha geniş bir seçim şansı yaratılmasını değil, aynı zamanda tüm yönetim kurulunun kazanılan görüş ve bakış açısı çeşitliliğiyle zenginleşmesine de yardımcı olur. Ancak unutulmaması gereken husus, kadın üyelerin sadece kadın oldukları için değil, yönetim kurulundaki diğer üyelerinden de saygısını kazanacak deneyim sahibi oldukları için yönetim kurullarına davet edilmesinin ve tüm kurulun bir takım anlayışıyla çalışabileceği bir ortam yaratılmasıdır.

Kadınlar çalışma hayatında her geçen gün daha geniş bir şekilde yer alıyorlar. Ancak, birçok ülkede özellikle yönetim kurulu üyeliği gibi üst düzey görevlere pek gelemiyorlar. Türkiye’de durum biraz farklı. Kadınların iş hayatına girme oranları açısından birçok ülkenin gerisinde kalan Türkiye, CEO’lar arasındaki kadın oranı açısından OECD+Brezilya+Çin+Rusya ülkeleri arasında ikinci durumda! (Dünya Ekonomik Forumu, Gender Gap 2010) Bir başka ifade ile Türkiye’de işgücüne zor giren kadınlar, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında yükselmekte hiç de zorlanmıyorlar. Türkiye’deki aile şirketlerindeki yönetim kurullarında %22.2 oranında kadınlar yer alıyor. (Avrupa Komisyonu’nun 2008 tarihli bir çalışması)

Bu konuda yapılan çalışmalara göre yönetim kurullarında kadınlara yer veren şirketlerin finansal perfromans, risk yönetimi, tüketici trendlerini anlama, organizasyonel motivasyon ve yatırımcılar için cazibe açılarından daha iyi performans gösteriyorlar.

Üst düzey yöneticiler arasındaki kadın oranları açısından Fortune 500 arasında en üst çeyrekte yer alan şirketlerin diğer Fortune 500’e göre finansal getirilerinin %66, marjlarının %42, sermaye getirilerinin de %53 daha iyi olduğu belirlenmiş. (Lois Joy, Nancy Carter, Harvey M. Wagner, and Sriram Narayanan, “The Bottom Line: Corporate Performance and Women’s Representation on Boards,” Catalyst, 2007). Çalışma aynı zamanda bu şirketlerde risk yönetimi ve paydaş dengelerinin korunması açısından ve şirketin uzun vadeli hedefleri açısından da daha etkin bir yönetim olduğunu gösteriyor.

Kadınların Avrupa Birliği ve ABD’deki satın alma kararlarının %70’ini verdiğini, üstelik bu trending yükselmekte olduğunu gösteren çalışmalar (McKinsey & Company, Inc., Women Matter: Gender diversity, a corporate performance driver, 2007), şirketlerin yenilikçilik performanslarının da kadınları daha iyi anlamakla arttığını gösteriyor.

Kadınların yönetim kurullarında yer alması çalışanlara da örnek olarak motivasyon kaynağı sağlıyor, kurum imajına olumlu etkiler yapıyor, müşteri ve paydaş mutluluğunu artırıyor (David A.H. Brown, Debra L. Brown, and Vanessa Anastasopoulos, Women on Boards: Not Just the Right Thing…But the “Bright” Thing, The Conference Board of Canada, May 2002).

Calpers, PAX World Funds gibi dünyanın en büyük yatırım fonları yönetim kurulu çeşitliliğini yatırım kararlarında gözettikleri konular arasında değerlendiriyorlar, derecelendirme kuruluşları yönetim kurulu çeşitliliğini risk yönetimi açısından olumlu bir nokta olarak değerlendiriyor ve yatırım kararlarını verenler arasında kadınların artıyor olması yatırımcıların bu konudaki duyarlılığını da artırıyor (New Zealand Ministry of Women’s Affairs, Women on Boards: Why women on boards are good for business, May 2009).

Özetle, yönetim kurullarında yetenekli kadınlara yer veren şirketler gelecek ile ilgili risklerini daha iyi yönetmekle kalmıyor, yatırımcılar arasında da cazibelerini artırmış oluyorlar. Yönetim kurullarında yer alan kadınlar şirketlere zenginlik katıyorlar.