Kategoriler
Haberler

İzmir Kuş Cenneti ve Şehrin Durumu

Yeni Asır TV’deki “Neslin Acu & Sezin Sivri ile Laf Ofisi” Programı’nın konusu aslında “İş İnsanlığı-Girişimcilik Farkı” iken, son bölümde İzmir’in durumunu ele aldık. İzmir’deki yapılaşma konusunda gerçekten kafam çok karışık.

İzmir Kuş Cenneti (http://www.izmirkuscenneti.gov.tr/?p=2&kd=131011) İzmirli’lerin adını çok iyi bildiği ama gitmediği bir cennet. Hele Türkiye’de ise hiç tanınmıyor. Facebook’daki takipçi sayısı sadece 125. “İzmir Kuş Cenneti” toplam 8.000 hektar’lık bir alana yayılmış. Yani İzmir Kuş Cenneti, Bornova ilçesi büyüklüğünde (Bornova ilçesi 8.876 hektar ve Balçova ilçesi belediye sınırları 2.890 hektar) bir alana yayılmış. Bu durum, İzmir’in Büyük Kent Bütünü’nün 1/3’ünü “Doğal Sit Alanı” haline getiriyor.

1990 yılında faaliyete geçen ve 750 hektar’lık bir alana yayılan   İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (http://www.iaosb.org.tr/) şehir içinde kalmış bir bölge. 30.000 kişiyi istihdam eden bu bölgenin yıllık cirosu  4 milyar, ihracatı 2 milyar ve ithalatı  1 milyar USD civarında. 1994 yılında Büyük Kent Bütünü içine katılan 2.850 hektar büyüklüğündeki Pınarbaşı’nın büyük bir kısımını kaplayan sanayi tesisilerini de göz önüne almakta yarar var. Dahası gene İzmir Büyük Kent Bütünü içinde 2 tane de çimento fabrikası bulunmaktadır.

İzmir’deki “Liman” sorununa çözüm bulmak amacıyla İzmir Ticaret Odası tarafından  teklif edilen 2. Liman’ın “İzmir Kuş Cenneti” bölgesine yapılması 1998 yılında tepki çekmiş: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-12239 Buna bağlı olarak vazgeçilmişti.

Bu konuda bilgi sahibi olmadan tepki gösteren çok kişi ve STK varken, bilgi sahibi olarak en büyük tepkiyi Ege Üniversitesi Fen Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Sıkı göstermişti. Kendisi, kuş cennetine yapılacak limanın, uluslararası platformda Türkiye’nin güvenini sarsacağını, İzmir Kuş Cenneti’nin Paris ve Ramsar anlaşmalarının yanı sıra Bern Sözleşmesi’yle de koruma altına alındığını, bunları yok saymanın mümkün olamayacağını söylemiş. Kendisine hak vermemek elde değil ama, Ramsar anlaşmasında “Bölge’nin ekonomik koşulları göz önüne alınır” diye de bir madde var.

Yaklaşık 10 km’lik şöyle bir güzergah düşünün:

  • Bostanlı-Mavişehir’den yola çıkıyorsunuz. Sırayla,
  • İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (sağlı-sollu),
  • Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi (sol)
  • Askeri havalimanı (sağ),
  • Sasalı ve Kaklıç yerleşim alanı (sağ),
  • Hayvanat bahçesi (sol),
  • Sonunda “İzmir Kuş Cenneti” ne ulaşıyorsunuz.

İzmir için “Gelişemiyor” deniyor. Yukarıdaki Aşure’ye bakıp, İzmir’in gelişememesinin nedenini net olarak görebilirsiniz. Hele şehrin içindeki sanayi tesisileri acilen şehir dışına taşınmazsa ileride çok daha büyük sıkıntılar olacak. İzmirli sanayicimizin “teşvik” talep etmek yerine acilen Manisa gibi yeni sanayi alanlarına yönelmesi, yerel ve merkezi yönetimin de bu Aşure’yi İzmirli’ye yedirmemesi gerekiyor.