Kategoriler
Haberler

Devletler Gelecekte Nasıl Ayakta Kalacaklar?

Devletler bugüne kadar “Özelleştirme” adı altında verimli olmayan (bazen de kâr eden) kamu kaynaklarını nakde çevirip bütçelerine katkıda bulundular. Türkiye’de artık özelleştirecek işletme sayısı azaldığı için bu gelir kaynağı da yakında kesilecek. Sırada Kamu-Özel Sektör Ortaklığı var. Burada da doygunluk belirli bir süre sonra oluşacak. Toplumlar yaşlandıkça çalışan sayısına düşen emekli sayısı artıyor ve buna paralel olarak sosyal güvenlik açıkları da büyüyor. Seçim öncesi vaatlerin en vurucu olanlarından biri de gelir dağılımındaki dengesizliği ortadan kaldırmaktır. Bunun için öncelikle sağlık alanında destek sağlayan devletler daha sonra başka desteklerle hem düşük gelirli olanların yaşam standartlarını arttırıyor, hem de tüketimi canlandırıyorlar. Bu durumu bir başka açıdan değerlendirirsek, devlet aslında bir bakıma tüketici olmuyor mu? Yani fakirin bir mal veya hizmeti satın alabilmesi için ona para vermek ile fakire bir mal veya hizmeti satın alıp bedaya vermek aynı sonucu doğurmuyor mu?

OECD ülkelerinde 2050 yılında yaşları 20–64 yaşındaki insanların 65 yaş ve üzeri olanlara oranı 2.1’e düşecek. Ama önümüzdeki yıllarda en büyük sorun yaşayacak ülkelerin başında Japonya olacak. Yeşim Tekstil’de bundan 2.5 yıl once verdiğim konferansta dile getirmiştim: (Haber için Tıklayınız)