Kategoriler
Haberler The Futurist Yazıları

The FUTURIST Dergisi ve Yeni Söylemim

The FUTURIST Dergisi’nin Eylül-Ekim 2010 sayısı çıktı. Geleceğe bakmak isteyen herkese almasını şiddetle öneriyorum. Sağolsunlar bu sayıda da bana önsöz yazmamı istediler. Ben de seve seve yazdım (Yazı için Tıklayınız).

Her örnekte konuyu Türkiye’ye getirdim ve sonunda söyleyeceğimi söyledim: Bu ülke lider yetiştiremiyor, lider tüketiyor. Bunun nedeni de şu andaki parlamanter sistemdir. Bu konunun artık tartışmaya açılması gerektiğini ben de düşünüyorum. Korku ile bir yere varamayız. Hele bu sistem ile Türkiye mehter takımı bir ileri, iki geri gider.

Bu ülke artık başkanlık veya yarı başkanlık sistemini tartışmaya başlamalıdır. Yeni odak alanım kısa dönemde bu olacaktır. Bu konuda kendimi gelişltirmeye ve tartışmalarda yer almaya karar verdim.

Kategoriler
Haberler The Futurist Yazıları

The FUTURIST 2. Sayı Giriş Yazısı

futurist_dergi

FUTURIST Dergisi 2. Sayısını çıkardı. Tabii benim en çok ilgimi çeken yazı ise “Geleceğin Arabaları, Geleceğin Şehirleri” bölümü oldu. Mutlaka okuyun. Bu hafta bununla ilgili önemli açıklamalarım olacak.
Dergideki giriş yazım da aşağıda:

World Future 2010 Türkiye Fütüristler Derneği açısından çok önemli bir dönemeç oldu. Öncelikle ben ve sevgili başkanımız Ufuk Tarhan ilk Türk konuşmacılar olduk. WFS’ye 2004 yılında üye olduktan sonra 5 yıl içinde konuşma yapmak üzere kendime bir hedef koymuştum. Şimdi bu hedefe ulaştık. Şimdi havucu biraz daha ileri atıyorum: 5 yıl içinde Keynote Speaker (Ana Konuşmacı) olacağım. Zor bir hedef ama hedef koymadan da motive olamıyorsunuz.

İnşallah dopamin D2 resöptör konsantrasyonum düşmez de kendime ulaşılmaz hedefler koymam. Konuyu açmışken söyleyeyim. Maymunlar üzerinde yapılan deneylerde dopamin D2 resöptör konsantrasyonu düşürülen maymunlar hedefsiz şekilde deli gibi çalışmaya devam etmişler. İnsanların çok çalışmaları karşılığında bir ödülü olmalı. Ödül dışarıdan gelebileceği gibi, kendi seçeceğimiz bir ödüllendirme mekanizması da olabilir. Ama hayata bizi sıkıca bağlayacak en önemli şey bir başarı hikayemizin olmasıdır. Bunun insanlığa mal olmuş bir Nobel ödülü olabileceği gibi, şirketin satışlarını arttıran bir çalışma da olabilir. Hatta yetiştirmiş olduğunuz ve emek verdiğiniz bir öğrencinizin hayattaki önemli bir başarısı da sizin öğretmen olarak bir başarı hikayeniz olabilir. Ama başarı hikayesi olmayan veya bunu belirlemeden hayatına devam eden insanlar mutlu olamazlar.

Bu yılki World Future 2010 da yaş ortalaması çok yüksekti. Ve farkettiğim sanki bir kısmının başarı hikayesine ihtiyacı vardı. Ama büyük çoğunluk da bize şu mesajı verdi: “Yaşımızın bir önemi yok, biz devamlı öğrenmeye devam edeceğiz”. Bunlar Türkiye de duymaya alışık olmadığımız yaklaşımlar. Ayrıca üniversitelerin ve şirketlerin “Stratejik Planlama”, ”Lider Yetiştirme” ve “Problem Çözme” gibi konulara önem verdiğini açtıkları stand’lar aracılığıyla yakından gördüm. ABD de Biyoteknoloji geleceğin en önemli mesleklerinden biri olarak belirlenmiş durumda. Türkiye için aynı şeyi söylemek için üniversitelerin çalışmaların ve yabancı yatırımcıların Türkiye’ye bu konudaki ilgisine bakmamız lazım.

Türkçe basılmış The Futurist dergisi WFS’nin bilgilendirme standında duruyordu. Ne heyecan verici bir durum. Yukarıda söylediğimiz gibi Türkiye de öğrenmeye çaba az ama biz ve paydaşlarımız bilgiye aç insanları bilgiyle doyurmak için elimizden geleni yapıyoruz.