Kategoriler
İş Yaşamımdan Kesitler

İş Yaşamımdan Kesitler

teknoloji_holding_logo
Geçen hafta sonu Blog’umu gözden geçirdim ve yeni bir kategori ekledim: İş Yaşamımdan Kesitler. Bu kategori altında iş yaşamım boyunca başımdan geçen ilginç ve komik olayları, başarı hikayelerimi ve başarısız girişimlerimi bulunduracağım. Zaten bunlar şu anda blog içerisinde mevcut, ama hepsini bir araya toplayarak ulaşım kolaylığı yaratmış oluyorum.

Bunu yapmaktaki nedenim, blogumu özellikle gençler çok okuyor. Aylık tekil 5,000 ziyaretçiye ulaşıyoruz. Girişimcilik konusunda üniversitelerde konferanslar veriyorum, toplantılarda konuşmalar yapıyorum, jüri üyeliği yapıyorum ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu aracılığıyla da Türkiye’de girişimciliği özendirmeye çalışıyorum. Gençlere özellikle Türkiye’de iş yaşamının zorluklarını, girişimciliğin çok engebeli bir yol olduğu mesajını veriyorum.

Facebook’u yüzyüze tanıştığım, belli bir geçmişim olan kişiler ve yakın arkadaşlarım için kullanıyordum. Şimdi strateji değiştirip konferanslarıma katılan gençlerin, yazılarımı okuyanların da olacağı şekilde yeniden düzenlemeye karar verdim. Dolayısı ile daha önce bana davet gönderip kabul etmediğim kişiler bana tekrar davet gönderebilirler. Çeşitli nedenlerle benim listem dışına çıkanlar da lütfen tekrar katılım yapsınlar. (http://www.facebook.com/alphan.manas)

Türkiye’de girişimci olarak iş yaşamım Exim ile başladı. Bebek Video için vermiş olduğumuz “video kaset takip sistemi” ile başlayan yolculuk, elimde çanta, şirketimizin satıcısı ve proje yöneticisi olarak yollarda yıllarca sürdü. 1994 krizinde personelimiz kalmadığı için matbaalara barkod filmi bile hazırladım. Satış ve pazarlama dersleri almış olsam da, gerçek hayat tecrübesi çok farklı oldu. Krizi atlatıp şirket sayılarımız artınca 1998 yılında Teknoloji Holding’i kurduk. Orada da başarı ve başarısızlıklarla dolu 9 yıl geçirdik. Bu konudaki tecrübelerimi blog’umda zaman zaman paylaşacağım.

2006 yılında iki ortak ayrılmaya karar verdik ve ayrıldık. Kendim zor olanı seçerek yeni bir marka oluşturma çabasına girdim ve  Teknoloji Holding’i ortağıma bıraktım. Teknoloji Holding, piyasada çok iyi bilinen hatta yurt dışında da tanınan bir gruptu. Ortaklar ayrıldıktan sonra Teknoloji Holding Embrio, Tio ve BelgeTürk gibi projeleri hayata geçirmiş, sonradan da durdurmuştu. Ama gördüm ki eski ortağım Teknoloji Holding’i inaktif hale getirerek kendi soyadına dayalı bir yapıya geçmiş. Burada benim için çok üzücü olan, ben artık ortağı olmasam bile Teknoloji Holding’in artık hayatta olmamasıydı. Acı, tatlı günler yaşadığım Teknoloji Holding artık yoktu.

Kategoriler
İş Yaşamımdan Kesitler

İki Parçalı Arabalar

2parca_araba

Teknoloji Holding’de THEMA diye bir dergi çıkarırdık. Bu dergide ben de zaman zaman gelecek ile yazılar yazardım. Bunlardan biri de Haziran 2004’te çıkan “Geleceğin Ulaşım Şekli” yazısıydı: https://www.alphanmanas.com/?p=29

Buradan aynen alıntı yapıyorum: “Taşıtların Tasarımı ve Kullanımı: Taşıtların hibrid olması aslında üretim açısından da başka bir noktayı ortaya koyuyor. Benim görüşüm taşıtın karoseri ve üst gövdesi ayrı ayrı üretilebilecek. Sadece birleşme standardı tanımlı olacak. Bu durumda iki önemli değişim yaşanabilir: Birincisi taşıtlar tümüyle elektrikli olacakları ve/veya benzeri güç kaynakları ile donatılacakları için karoser’i üretmek için çok önemli bir know-how sahibi olma gereği ortadan kalkacak. Taşıt üreticiliği yapı değiştirecek. Zaten gittikçe işçiliğin daha ucuz olduğu ülkelere kaydığı bu iş kolunun benim bakış açımla geleceği bu şekilde şekillenecek. İkinci değişim ise TASARIM olacak. Belirlenmiş sabit karoseri standartları üzerine oturmuş binlerce tasarım firmasının ürünü “Taşıt Üst Gövde”leri piyasada olacak. Internet aracılığı ile kişiler anında tasarımlarını yaratıp “Taşıt Üst Gövde”lerine sahip olacaklar. Önümüzdeki 100 yıl içinde tüm dünya ülkelerinin tek bir Patent ve Faydalı Model kanununa bağlandığı, Patent ve Faydalı Model’in alımının da Internet üzerinden yapay zeka’dan faydalanılarak saniyeler bazında alındığı göz önüne alınırsa tasarım firmalarının gücü daha da artacak.”

Bu fikrimi aynı yılın (2004) Eylül ayında MIT’de yapılan Emerging Technologies Conference’da açılış konuşmasını yapan (http://mitworld.mit.edu/video/248) General Motors’un (GM) Başkanı G. Richard Wagoneer ile tanışıp paylaştım. Kendisi ilginç bulduğunu söyledi. Ben de kendi kendime keyiflendim.

2005 Detroit Auto Show’da GM, 2 parçadan oluşan Sequel konsept arabasını tanıttı: http://www.autoconcept-reviews.com/cars_reviews/gm/GM-sequel-concept-2005/cars_reviews-gm-sequel-concept-2005.html

Demek ki GM bunun üzerinde çalışıyordu ve ben kendisine bu konuyu açınca, içinden bana bir gülüş attı.

Son günlerde Türkiye’nin gündeminde Türkiye’nin gururu, tasarım dehası Murat Günak tarafından tasarlanmış, MINDSET kod adı ile tanıtılan elektrikli araba projesi var. Bu projeye T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı da destek veriyor.

Kategoriler
Bizim Neyimiz Eksik? İş Yaşamımdan Kesitler

İlaçlara Gömülen Paralar

ilac_barkod

Geçen haftaki “Microsoft Tag Barkod” yazımı (https://www.alphanmanas.com/?p=325) yazdıktan sonra aklıma gene 90’lı yılların başındaki ilaçlar için yapılan barkod çalışması geldi. O zaman sağlık bakanı sayın Halil Şıvgın’dı ve İlaç ve Eczacılık İşleri genel müdürü de Kemalettin Akalın. Bu 2 isim çok güzel bir amaca hizmet için ilaçlarda barkod uygulamasını kabul ettiler. İlaçların farmesötik kodları oluşturuldu ve tüm üreticilere şirket kodları verilerek ilaçlara barkod basılmaya başlandı. Ben o dönemde kendimi tümüyle bu işe adadığım ve bunun çıkmasında danışmanlık yaptığım için doğal olarak da ilaç üreticilerinin %90’ı Exim’in müşterisi oldular. Aradan yıllar geçti ve barkod kullanımı sayesinde eczanelerin işleri inanılmaz kolaylaştı. Ama gelin görün ki hastaneler bir türlü kullanıma geçemediler. Sayıştay Genel Kurulunun 10.3.2005 tarih ve 5117/1 sayılı kararı ile Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan, “Sağlık Bakanlığına Bağlı Hastanelerde İlaç, Tıbbi Sarf Malzemesi ve Tıbbi Cihaz Yönetimi” hakkında Performans Denetimi Raporuna baktığınızda barkod kullanımının ne kadar sınırlı olduğunu görürüz: http://www.sayistay.gov.tr/yayin/dergi/icerik/der56m8.pdf

Bu uygulama ile ilaçlarda sahteciliğin önüne geçileceği ümidi olmakla beraber bunun olmayacağını o yıllarda dilimizin döndüğü kadar anlatmıştık. Bunun gerçekleşebilmesi için her ilaç için bir seri numarası basılması ve ayrıca da bu seri numaralarının çok yakından takibi gerekiyordu. Bu uygulama ilaç üreticilerinin önemli bir yatırım yapmalarını gerektirecekti. Görünen o ki Sağlık Bakanlığı bu konuda da düğmeye bastı.

Kategoriler
İş Yaşamımdan Kesitler

Microsoft Tag Barkod

ms_tag

TOBB Milli Mal Numaralama Merkezi (MMNM) 1988 yılında kuruldu: http://www.tobb.org.tr/organizasyon/hukukmusavirligi/mevzuat/tobb/mmnm.pdf Daha önceki yazılarımdan birinde de belirttiğim gibi: Exim, Barkod, Porcan, Romar ve Teleteknik gibi şu an var olmayan veya inaktif firmalar üye olarak danışmanlık yapmaya başladılar. Alo 260 gr. Türkiye’de 1990 yılında ilk Barkod basılmış ürün olarak tarihe geçmiştir. Procter & Gamble’ın Barkod danışmanlığını da Exim olarak biz yapmıştık. Bir barkod eksperi ve Exim’in kurucu ortağı olarak yaklaşık 17 yıl hem danışmanlık yaptım, hem de bağlantılı proje satışlarına destek oldum.

Tek sıra barkodlar, 2D barkodlar ve Matrix barkodlar bu 17 yıl boyunca hayatımdaydı hegün. Ki o günler arkadaşlarımıza, dostlarımıza ne iş yaptığımızı anlatmakta zorluk çektiğimiz yıllardı. “Barkod” anlatmak için pandomimciler gibi elimle çizgi işaretleri, barkod okutmak içinse su tabancası ile su fışkırtır gibi canlandır falan yapıyordum. O işten nasıl para kazandığımızı da anlayamıyorlardı anlattıklarımız. İyi ki de anlayamamışlar, anladıklarında biz bayağı yol almıştık, lider firma olmuştuk. Şimdi apartman altlarındaki dükkanlarda Barkod’a dayalı sistemler, çözümler satılıyor. Ne zaman bir barkod görsem, Bursa’da koli üzerine basması için verdiğimiz barkod filmini bozuk zannedip çizgilerin arasındaki boşukları da doldurup blok halinde basan matbaa aklıma gelir. O yıllar geldi ve geçti…

Sanırım 2005 yılıydı. Fütüristler Derneği’ni yeni kurduğumuzda sevgili kurucu üyemiz o zamanki Hürriyet yazarı Yurtsan Atakan’a bazı haberlerin altına 2D (DataMatrix) barkod basarak hızlı ulaşım sağlamaktan bahsetmiştim. Ama o yıllarda bu önerim sadece PC için geçerli olacaktı. Çünkü mobil telefon ekranları oldukça küçüktü.

2 hafta önce Hürriyet gazetesinde “TigTag” barkodu görünce etkilendim. Bu bir öncülüktü. TigTag Hürriyet’in kullandığı ticari bir isimdi. Barkod’un tasarımcısı Microsoft ve Barkod’un adı “Tag HCCB”. Yani yüksek kapasiteli renkli barkod: http://www.microsoft.com/tag/ Bunu takiben HaberTürk hemen benzer bir uygulamaya gitti ve kare içinde rakam bastı: 1 metin ve 2 de video içindi. Biraz aceleye geldi ve “mee too” oldu. Öncelikle sadece ilgili günde kullanılabiliyor. Örneğin 2 gün sonra gazete önünüze gelse ve barkodu okutsanız, 2 gün öncesinin değil de o günün haberine ulaşabilirsiniz. Çünkü HaberTürk hergün aynı sayıları, yani 1 ve 2’yi kullanıyor.

Microsoft’un bu Barkod’u çıkarmasının nedeni data trafiğini ve bağlı olarak işlemci hızlarını da arttırmak. Bu da uzun dönemde Microsoft’a yarıyor. Birçok uygulama da Tag barkod ile başlayabilir. Örneğin iş kartlarımızı Tag barkod ile basıp cep telefonu okuttuğumuzda tüm bilgiler Outlook kontakları içine atılabilir.

Kategoriler
İş Yaşamımdan Kesitler

Türk Şirketleri Birleşerek Büyümeli

fasondami
“Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bütün dünyada şirketler arasında birleşme kültürünün bulunduğunu belirterek, yurtiçi ve yurtdışındaki Türk şirketlerinin de birleşerek daha güçlü hale gelmesi gerektiğini söyledi”. Düsseldorf’ta Türk işadamlarıyla 12 Eylül 2009’da söyleşen bakanın bu açıklaması yazılı basında yer aldı:
http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1138646

BusinessWeek’teki köşemde 21 Aralık 2008’de “Fütürist Yaklaşım ve 2009 Tahminleri“ başlığıyla yayınlanan (https://www.alphanmanas.com/?p=210) yazımda Sayın Şimşek’ten 10 ay önce aynı yaklaşımla Türk şirketlerinin ayakta kalabilmeleri için birleşme opsiyonunu mutlaka göz önüne almalarını söylemiş, ayrıca önemli bir saptamada da bulunmuştum: “Size Türk kültüründe alışık olmamamıza rağmen değer verilmesi gereken çok ilginç bir birleşme hikayesi anlatmak istiyorum”.