Kategoriler
Haberler

Başarılı Gelecek Tahminlerim

“Gelecek” temalı konferanslarımın başında geçmişte yapmış olduğum ve daha sonra gerçekleşme aşamasına gelmiş veya gerçekleşmiş olanları paylaşıyorum. Bugün burada onlardan bir grubu paylaşacağım:

1. Google Maps Uygulaması Tahmini: Bugün “Nesnelerin Interneti” olarak tanımlanan, o yıllarda ise “Otomatik Tanıma/Veri Toplama” olarak kullanılan teknolojileri ve bu teknolojiler ile ilgili çözümleri içeren uluslararası fuarlar yapılırdı. Adına ScanTech dediğimiz fuarlardan biri de 1993 yılında İstanbul’da yapıldı. Bu fuarın tanıtım kitabının ön sözünü ben yazmış ve gelecek ile ilgili bazı tahminlerde bulunmuştum. Bunlardan biri de “... arabalarında birer bilgisayara sahip olacaklar ve bu bilgisayarlar ile girdikleri otoparkın hangi katının boş olduğunu ya da gidecekleri caddeye en kısa hangi sokaklardan giderek ulaşacaklarını görecekler.” Google Maps hayatımıza 2005 yılında girdi. 12 yıl önce yerinde bir tahmin yapmış oldum.

2. Beyin Dalgalarıyla Drone Yönetimi: Tempo dergisinde 2002 yılında yaptığım bir röportajda “drone” kavramının olmadığı yıllarda drone’ların çok küçük olabileceği ve beyin dalgalarıyla yönetilebileceğini söylemiştim. Bu tahminimden tam 13 yıl sonra University of Florida’da araştırmacılar bunu başardılar. Drone boyutları da avuç içine sığacak hale geldi.

3. Internet Üzerinden Koku ve Tat Aktarımı: İlk uluslararası konferansım olan MediCat 2004’de “Z Kuşağı Sanal Ortam’dan yeni çıkan peynirin tadını ve kokusunu test edip siparişini verebilecek.” demiştim.

2018 yılında Elektriksel uyarı ile internet üzerinden koku aktarımı konusundaki çalışmalarda önemli adımlar atıldı.

Kategoriler
Haberler Podcast

EKOTÜRK’te “Son Seans” Programı

Ali Çağatay’ın sunduğu “Son Seans“a konuk olarak “Türkiye’deki Gayrimenkul Sektörü“nü konuştuk.

(EKOTÜRK’de Yayınlanan Program İçin Tıklayınız)

08.09.2021 “Son Seans” – EKOTÜRK

Kategoriler
Girişimcilik Haberler

EKOTÜRK’te “Cesur Adımlar” Programı

Mert Aydıner’in yönettiği “Cesur Adımlar“ın bu haftaki konuğu bendim.

(EKOTÜRK’de Yayınlanan Program İçin Tıklayınız)

24.04.2021 “Cesur Adımlar” – EKOTÜRK

Kategoriler
Haberler

Babayiğitler Elektrikli Otomobili 2023 yılında Otonom (Şöförsüz) Olarak Üretmeli

5 Babayigit
Yıllardır süregelen Yerli Otomobil umudu sonunda gerçek oluyor. Sayın Cumhurbaşkanı bu konuda önayak olmasaydı projenin gerçekleşmesi gerçekten çok zordu. Bu yılın Eylül ayı başında Milliyet Gazetesinde yapmış olduğum bir röportajda destek olunduğu taktirde 2025 yılına kadar Yerli Otomobil’in yollarda olabileceğini söylemiştim. Babayiğit arayışları TOBB başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu önderliğinde aylardır devam ediyordu. Bu konuda geçenlerde adları açıklanan firmaların dışında yerli ve yabancı birçok firma ile görüşüldü. Çok sayıda öneri geldi. Bu öneriler arasında Hibrit, Elektrikli ve Menzil Arttırıcılı Elektrikli modeller olduğunu biliyorum. Sonuçta seçilecek model Elektrikli olmak zorunda. Piyasaya çıkış tarihi olarak Cumhurbaşkanımız ile aynı olumlu görüşe sahip değilim. Otomobilin 2023-2025 yılında piyasaya çıkmasının hem pil teknolojisindeki gelişim ve ucuzlamanın oluşması, hem de Türkiye’de altyapı hazırlığına zaman tanınması açısından yararlı olduğunu düşünüyorum.

Yerli Otomobil ile ilgili çıkan haberlere baktığımızda konunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılı TÜSİAD Genel Kurulunda yapmış olduğu çağrıdan beri 6 yıldır sıcak olduğunu görüyoruz. O yıllarda ve takip eden yıllarda sürekli gündemde olan konu Yerli Otomobilin içten yanmalı olacağıydı. Benim bu konudaki görüşüm hep netti. 2012 yılında Denizli’de MÜSİAD üyelerine konuşmuş ve bu konuşmada “İçten yanmalı motorlu araba işi yaş, bitiyor. İsrar ediyorum, 3 yıl içerisinde elektrikli arabada çok büyük değişiklikler olacaktır. İçten yanmalı olarak piyasaya çıkacak bir Türk arabası için ben çok ümitli değilim” demiştim. Bırakın 3 yıl beklemeyi, konuşmamdan 6 ay sonra Tesla S modelini çıkarıp elektrikli otomobilde devrimi başlattı.

Kategoriler
Haberler

“Saatlik Şöför Kiralama” İş Modeli Otonom Araçlara Geçiş Öncesi Boşluğu Dolduracak

chauffeurdriving
Son dönemde Uber‘in agresif büyümesi şehirlerdeki Taksi’leri rahatsız ediyor. Birçok şehir Uber’i engellemek için önlemler alıyor. Ama Uber’in iş modeli o kadar basit ve akılcı ki o ülkedeki vergi kanunlarına uyduğu sürece Uber’in büyümesi engellenemeyecek. Uber’in 8 yılda $60 milyar değere ulaşmasını takiben birçok rakibi oluştu. Bunların en büyükleri Lyft ve Curb. Uber, Lyft ve Curb aynı zamanda Otonom (şöförsüz) otomobiller konusunda da çalışıyor. Aslında görünen o ki Uber ve rakipleri büyümelerine devam edecekler. Bu firmaların yanına kooperatif bazında, yani otomobil sahibi şöförlerin ortak olacakları yeni firmalar katılacaklar ve sonunda da otomobil üreticileri bu firmaları ya satın alacak yada kendileri yenilerini kuracaklar.

Şu anda “Car Sharing / Araç Paylaşım” olarak adı geçen iş modeli şöförsüz olan model. Şöförlü olan model, yani Uber ve Lyft’in iş modeli ise “On-demand Transportation Service / Talep Bazlı Taşımacılık Servisi“. 2025 yılında Otonom araçların piyasaya çıkmaya başlamasıyla otomobil satışları çok belirgin olarak azalmaya başlayacak. Bu yıllar Araç Paylaşımı ve Talep Bazlı Taşımacılık Servislerinin, yani 2 iş modelinin birleşmeye başlayacağı yıl olacak. Çünkü aralarındaki en önemli fark olan “şöför” kavramı o yıllarda ortadan kalkmaya başlayacak.

Bugün şöförlü şirket arabalarına baktığımız zaman, sabah evden alım ve akşam eve bırakma dışında şöförlerin neredeyse tüm gün oturduğunu gözlemliyoruz. 2025 yılına gelindiğinde zaten durum çok farklı olacak ama şimdiden bu şöförlerin saat bazında ve bir havuza bağlı çalışmaları farklı bir iş modeli olarak ortaya çıktı. Eğer arabanız varsa, zaman zaman çeşitli nedenlerle şöföre ihtiyacınız oluyorsa veya sürekli bir şöföre ihtiyacınız yoksa bu iş modeli size çok uygun. ABD’de de bu servis Dryver ile başladı. Türkiye’de de bu servise başlayan firmalar var. Arabanız varsa, zaman zaman çeşitli nedenlerle şöföre ihtiyacınız oluyorsa veya sürekli bir şöföre ihtiyacınız yoksa bu iş modeli size çok uygun. Örneğin ben İstanbul’da Alfred‘i kullanıyorum. Arabama bindiğim anda ücretlendirme başlıyor ve indiğimde bitiyor. Şöförler de oldukça eğitimli; part-time üniversite öğrencileri. Gayet memnunum. Bu iş modelinin başarılı olması için arz-talep dengesinin çok iyi oturması ve her türlü talebin maliyetine bakılmaksızın karşılanması gerekiyor. Çünkü memnuniyetsiz bir müşteri bir daha asla geri gelmiyor.

Sadece şöförün saatlik bazda kiralanması düşünülürken, diğer işlerde de saatlik modele geçiş başlıyor. Özlük haklarının kiralama yapan firmada olduğu personelin saatlik bazda (Çağrı Üzerine Çalışma) kiralanması önümüzdeki dönemde oldukça gündemde olacak ve tartışılacak konulardan biri.