Marka Olmanın Dayanılmaz Hafifliği – 2

28 Mar
Mart 28, 2011

alphan_manas_logoBu konudaki ilk haberimi 27 Ekim 2009 tarihinde bundan yaklaşık 17 ay önce yapmıştım: http://www.alphanmanas.com/?p=282 Bu haberdeki bir yorumumu tekrarlamak istiyorum: “Türkiyeye çok önemli bir ilk kazandırmak ve Türkiye’nin çok önemli bir teknolojiye sahip olmasını istiyorum. Bunu Eclipse Aviation’ı satın almaya çabalayarak yaptım. Başaramadım. Ama ondan aldığım derslerle çok daha güzel bir proje yapacağım. Yakın zamanda “Türkiye’nin ….. ….. Projesi’nin Mucidi” olarak anılmak istiyorum. Bu proje ile ilgili çalışmaya ve günlük yazmaya başladım bile.” Bu yazımdan tam 17 ay sonra bu sözümü tutmak için belirli bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Çünkü boşlukları Elektrikli Otomobil ile doldurmak için çabalıyorum.

2005 yılında yazımın resminde gözüken marka tescilimi yaptığımda arkadaşlarım ve dostlarım bana gülmüştü. “Abi konfeksiyon işine mi giriyorsun?” diyenlere “Gerçi söylemesi Kiğılı’dan daha kolay ama hayır, ileride bunun nedenini daha iyi göreceksiniz” demiştim. Bugün isimler de marka olabiliyorlar. Tabii marka olabilmek için en az bir konuda mutlaka fikir lideri olmanız gerekiyor. Örneğin sabah haberlerini seyredenler Murat Kazanasmaz’ı mutlaka tanırlar. Konu trafik ise doğru adres odur. Bünyamin Sürmeli denince akla hemen meteoroloji gelir. Onun meteoroloji bilgisi zaten 2000 yılında mezun olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi, Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Meteoroloji Mühendisliği bölümündeki asıl eğitiminden gelmektedir. Finansal piyasalarda faaliyet gösterenler Aysun Karaytuğ adını çok iyi bilirler. Bakın bir finansçı onun için ne söylemiş: “yahu bu hanımefendi hiç tatil yapmaz mı? Hasta olmaz mı? Hergün aynı saatte bu kadar detaylı ve doyurucu rapor olunca, sadece onunkini okuyorum”. Bünyamin Sürmeli diğer adını saydığım 2 kişi arasında daha şanslı. Çünkü onu sokakta görenlerin birçoğu tanır ama diğerleri tanınmaz. Ama onlar da yavaş yavaş TV’de şahsen gözükmeye başlasalar daha güçlü marka olacaklardır.

Bugün Habertürk HT Ekonomi’de sevgili Ayşegül Akyarlı Güven’in www.ismimikaptilar.com adlı haberi vardı: http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/614519-wwwismimikaptilarcom Ümit Boyner, Bülent Eczacıbaşı ve Mustafa Koç gibi ünlülerin şahsi web alan adları (.com olarak) başkaları tarafından alınmış. Şimdi onlardan bu konuda para talep ediliyor. Talep edilen rakamlar önemli değil. Bazıları teklif ne olursa olsun belki bunu vermeyecektir. Zamanında hızlı hareket etmedikleri için bakın başlarına ne gelmiş? Ben hangi tarihte aldığımı hatırlamamakla beraber sanırım 2003’tü.

Pegasus yakında halka açılıyor. Halka arz hazırlığı tanıtım reklamlarında sevgili Ali Sabancı’yı görüyoruz. Gerçekten bugün “havayolu” denince akla isim olarak direkt Ali Sabancı geliyor. Böylesine güçlü bir kişisel marka yaratmak gerçekten çok zor. Hem de Sabancı Holding’deki hisslerini satıp, böyle bir markanın şemsiyesi altından ayrıldıktan sonra çok daha zor. Aynı durum Ali Ağaoğlu için geçerli değil mi? Mehmet Emin Karamehmet’in basınla arası yoktur ama çoğumuz onun Turkcell’in kurucusu olduğunu çok iyi biliriz. Ama iş dünyasının büyük bir bölümü Çukurova Holding’in sahibi olduğunu bilmez.

Berkshire Hathaway şirketini çok kişi tanımaz ama sahibi 2010 Forbes listesinde dünyanın en zengin 3. kişisi olan Amerikalı Warren Buffet’yi iş dünyası çok yakından tanır.

Türkiyede durum farklıdır. Patronlar genelde soyadlarını şirket veya holding ismi yaparlar. Holding adın yoksa karizma da yoktur. Tabii bu yorumum tek başlarına sahiplik için geçerlidir. Aile şirketleri için birşey söylemem yanlış olur. Elektrikli Otomobil projesinde 2 ortağım Orhan Holding ve B Plas isimlerini yanyana koyunca ilk akılda kalan Orhan Holding. Halbuki B Plas’ın sahibi Gökçen ailesi Türkiye ile Japonya (o yıllardaki Japon prensinin amcası ile) arasında yapılan ilk sanayi ortaklığını 1925 yılında yapmış, 2011 dahil gelirler vergisinde Bursa şampiyonluğunu kimseye kaptırmamaya kararlıdırlar. Teknoloji Holding’den sonra Manas Holding olarak iş yaşamıma devam etseydim ben de “Manas Holding’in sahibi” olarak tanınırdım. Ama Cohn & Wolfe’dan (eski adıyla GCI) sevgili Şebnem Çamaş ile Etel Aelyon ve Brightwell Holdings eski başkan yardımcısı Aslı Karabörklü’nün önerileri ile bu hataya düşmedik.

Türkiye’de “İnovasyon” denince ilk akla gelen isimlerinden biri olmak gerçekten kolay olmadı. İstediğiniz kadar planlayın, çalışın ama içini dolduramadığınız sürece, bunun bir anlamı olamaz. Bundan sonra kişiler de marka olacaklar. Bunu konferanslarımda son 4 yıldır söylüyorum. Söylemeye de devam edeceğim.

Copyright © 2016 - Alphan Manas Blog