
Bu yazıyı Digiturk’te “Pride” adlı filmi izledikten sonra yazmaya karar verdim. Film, Jim Ellis’in 1971 yılında Philedelphia eyaletinde siyahlardan kurduğu yüzme takımının gördükleri zulme rağmen başarısını anlatıyor. Amerika’da siyahlara karşı olan hareketleri yıllarca filmlerde ibretle izledik. Türkiye’de olsa böyle olmazdı” diye düşünenler çok olmuştur. Ama ne yazık ki yanılıyorlar. Çünkü bizde olan siyahlar o şehirlerin maskotu olacak sayıda azdı. Yani nüfusun belli bir kısmını afrikalı göçmen olarak içimizde bulundursaydık, hiç kuşkunuz olmasın bizde de aynı sorunlar olurdu. Mexico City’de yapılan 1968 olimpiyatlarında 200 metrede altın ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki siyah atlet, Tommie Smith ve John Carlos’un madalya töreni sırasında siyah deri eldivenleri ile yumruklarını havada tutarken, siyahlara biçilen ikinci sınıf vatandaşlık ve fakirlik elbisesini protesto ediyorlardı. Bu olay siyahların dünyaya en önemli mesajı oldu. Amerika o dönemleri atlattı ve siyahi bir başkan çıkararak konuya noktayı koydu.
23 Mayıs’ta New York Madison Avenue’de 28. Türk Günü yürüyüşü vardı. Ben ilk olarak 4. Türk Günü yürüyüşüne katılmıştım. O zaman sayılarımız çok daha az ve katılımcı gelir profili çok farklıydı. Şimdi dikkatimi çeken ise o zamanki katılımcıların hem gelir düzeyi hem de yaşam biçimi olarak inanılmaz ilerlemesi ve de ABD’ye entegre olmalarıydı. ABD bu anlamda çok badireler atlatmasına rağmen önce siyahlar olmak üzere hispanikler (Güney Amerikalılar), Çinliler, Türkler ve Yunanlılar gibi azınlıklarla tam entegrasyon sağladılar. Çünkü ABD zaten azınlıklarla kurulmuştu. Ama Avrupa öyle değildi. Avrupada tam tersine denize kıyısı olanlar (İngiltere, Hollanda, Fransa, Portekiz vs) sömürgeciydi. Ya da genişlemek için Almanya gibi alabildiğine saldırgandı. Durum böyle olunca, yabancıların entegre olması çok zordu. Ben yıllarca Almanyada tren garları çevresindeki yerleşim bölgelerinde toplu olarak yaşayan Türk vatandaşlarımızı eleştirdim; niye entegre olamıyorlar diye. Ama şimdi daha iyi anlıyorumki onlar isteselerde karşı taraf buna izin vermeyecekti. Özellikle ekonomik nedenlerle gittikçe artan işsizlik, milliyetçiliği dahada patlatıyor ve entegrasyon başka bir bahara kalıyor. Avrupa Parlamentosunun Haziran başı yapılacak seçimlerine 27 Avrupa Birliği ülkesi katılıyor. Seçim yarışında bir sürü kart açılıyor. Bu kartların başında adı geçen ülke tabii ki “Türkiye”. Bunu Alman başbakanı Merkel bile yapıyor. Alman Sol Parti’den Sevim Dağdelen, yapancıların yerel seçimlere katılmasına karşı çıkan koalisyon partilerini eleştirerek “Almanya dışlanma ülkesi” demiş. Terör örgütlerinin finansmanı ve desteklenmesi dahil Türkiye’yi yıpratacak ve elinde koz bırakmayacak her türlü kartı iyi kullanan bazı Avrupa Birliği ülkeleri artık deşifre olmuş durumda. (devamı…)

Bir önceki yazımda Exim’in bugün içinde bulunduğu durumdan bahsetmiş ve kendisi ile beraber OT/VT (Otomatik Tanıma ve Veri Toplama) teknolojilerine dayalı çözümler üretmek üzere yola çıkan Porcan, Barkod, Teleteknik ve Romar’ın artık hayatta olmadığını söylemiştim.
Basında yer alan haberleri zaman zaman blog’uma taşıyorum. Bunu yaparken de haber eğer internet’te değilse, ilgili haberi alıntı yaptığım basılı medyanın dağıtım süresi sonunda yapıyorum. BusinessWeek bu hafta 15 günlük özel bir sayı çıkardı, 14-27 Haziran tarihleri arasında geçerli olacak. Bu durumda benim 27 Haziran sonrası alıntı yapmam gerekiyor. Ama haber o kadar önemli ve Türkiye’ye etkisi o kadar büyük ki bu haberi BusinessWeek yayın yönetmeni sevgili Serdar Turan’ın anlayışına sığınarak tek sayfasını sizlerle paylaşıyorum.
Plastic Logic firması 21.5×28 cm (8.5×11 inches) boyutunda yeni bir e-reader (elektronik kitap/okuyucu) çıkardı. Sadece 7.5 mm genişliğinde olan bu cihaz gerçekten mükemmel. Ben Kindle’ın yeni versiyonunu (Kindle 2) satın aldım. Gerçekten muhteşem bir cihaz. Onda kitap okumak çok zevkli. Daha önce de e-reader konusunda yazı yazdığım için piyasadaki güncellemeleri yakından takip ediyorum. Sony’nin de e-reader’ı var ama başarılı değil. Piyasada birçok mp3 çalar var ama iPod uzak ara önde gidiyor. Bunun temel bir nedeni var: Kullanıcılar cihazdan çok toplam çözümü ve kullanım kolaylığını arıyorlar. Bugün Kindle’ı belki tek başına satıyor olsalar belki satın almayı tercih etmeyiz. Ama satıcı Amazon olunca ve yanında kitaplar satılıyorsa durum değişiyor. O yüzden Plastic Logic istediği kadar iyi bir cihaz üretiyor olsun sanırım iyi bir içerik ortağına gereksinimi var. Bu ancak Google gibi bir ortak olabilir. Apple’ın uzun dönemde e-reader konusuna gireceği kesin. Apple da piyasaya girerse e-reader kosunuda üretici sayısı sınırlanacaktır.
Air France Uçağı Düştü. Kaza Nedeni Sanırım Zor Bulunacak.
The Futurists Association of Turkey was established just a couple of years ago, founded by Brightwell Holding CEO Alphan Manas, a colorful figure who is a textile engineer by trade but describes himself as a futurist, an inventor, a technology expert and an investor. He is the creator of the OGS system used on Istanbul bridges, the İDDAA betting system and the Ferry Taxi.





