More Than Human: Embracing the Promise of Biological Enhancement
Ramez Naem

Amerika başkan yardımcısı Dick Cheney’nin ülkemize Mart 2008′de yaptığı ziyaretin sınır ötesi operasyon ve Kuzey Irakta asker konuşlandırılması olarak gösterildiğini halbuki asıl nedenin Bor madenimizi ele geçirmek olduğunu gösteren e-mailler aldık çoğumuz. Hem de bunlara aracılık edenler üniversite mezunu, mevki sahibi, dünyadan oldukça haberdar arkadaşlarımızdı.

Konu basitti. Bor ile çalışan araba yapılmıştı ve bununla ilgili 600 patent vardı. Amerikalılar Bor yataklarımızı ucuza kapatacaklardı. Yeni yakıt Bor ile ABD gene dünyaya meydan okumaya devam edecekti.

(devamı…)

1980′li yıllarda bu sistemi kuracağını söylediğinde çevresi ona “kafasına tuğla düşmüş adam” diye bakıyordu ama zaman Prof. Dr. Oğuz Manas’ı haklı çıkardı.

Türkiye’de telefonla iletişimin bile gelişmediği 1980′li yıllar… Eşimizi, dostumuzu en fazla mahalle bakkalının telefonundan arayabiliyorduk. Şehirlerarası ve uluslararası görüşmeler ise tam bir işkenceydi. Santrali ara, sıraya gir, hat bekle… Bizlerin evinde telefon yokken Prof. Dr. manas, Ege Üniversitesi’nde kurduğu İnternet ağıyla ABD’deki üniversitelerle bile “chat” yapıyordu. Türkiye 1980′li yılların ardından hızlı bir değişim sürecine girdiğinde bu farklılaşmanın teknoloji kısmını yürüten mimar Prof. Dr. Oğuz Manas’tı. O, Türkiye’yi İnternet’le tanıştırdı. Onun açtığı yoldan gidilerek günümüzün İnternet teknolojilerine ulaşıldı.

Prof. Dr. Oğuz Manas 74 yaşında. Röportajımızı da onun doğum gününde yaptık. Tamamını okumak için tıklayınız.

25/08/2008 Yeni Asır

Dear educators and fellow futurists,

The just-published second FUTUREtakes trans-cultural thematic issue, available at http://www.futuretakes.org/ThematicIssue.htm, features articles on the following topics
(devamı…)

Ekşi Sözlük’e mutlaka hepimiz birçok nedenden bakarız. Benim de orada ismim olduğu için ben de haftada bir kez bakıyorum. Yorum yapmak isteyenler bir kod adı ile yorumlarını yapıyorlar. Bazen bazı arkadaşlar belden aşağı çalıştıkları için firma avukatlarına “faul” olduğu söyleniyor, onlar da bu yorumları çıkarıyorlar. Ben 1 kez yorum çıkartma talebinde bulundum. Orada da aslında şahsıma bir hakaret yoktu, sadece “kullanılan benzetme” konunun hakimi olmayan okuyucular tarafından yanlış anlaşılır diye çıkarılmasını rica ettim.

“Pele” takma adlı arkadaşımız 24/07/2008 ve 28/08/2008 tarihleri arasında benim hakkımda 3 yorum yapmış. Bir insanın kendini sürekli geliştirmesi için kendisi hakkında eleştirel iletişime de açık olması gerekiyor. Bu durumda Pele’nin eleştirilerini alıyorum. Bunun yanında bilgi eksikliğinden veya onun da söylediği gibi bilginin çıkış noktası konusundaki tereddütlerinden dolayı oluşan yanlış anlaşılmaları da ortadan kaldırmak istiyorum.
(devamı…)

bw
Havayolu şirketlerinin yaşadığı sıkıntılar inanılmaz bir değişim dalgasının habercisi olabilir.

Her Amerika seyahatimde havayolu şirketlerine, özellikle de hizmetlerine bakıyorum. Ne yazık ki her geçen gün daha kötüye gidiyor. Elektronik bilete geçildiği için check-in bankolarında çalışan sayısı inanılmaz azalmış. Yer personeli azalsa da önemli maliyet kalemleri yerinde durmaya veya artmaya devam ediyor. Hatta 2008 yılında yakıt, toplam işletme harcamaları içinde %36.5′a ulaşmış durumda. Tüm endüstri “biz şimdi ne yapacağız” derdine düşmüş. Amerikan havayolu şirketleri 1978 yılında regülasyona tabi tutulduktan sonra rekabet çığrından çıkmıştı. Önemli 3 havayolu şirketi gücünü kaybetmemek için savaş verirken, yeni başlayan “ucuz” havayolu şirketleri de ortalıkta kalmış olan kârlılığı alıp götürdüler. En büyük 6 havayolu şirketinden beşi ya iflas etti, ya da iflas koruma programına alındılar.
(devamı…)



Tüm hakları Alphan Manas’a aittir. (c) 2003-2009