More Than Human: Embracing the Promise of Biological Enhancement
Ramez Naem

Şubat 2001 krizi sonrası iş hayatı büyük yara aldı. İnsanlar işlerini kaybettiler, çalışanların ise yaptıkları işler çok önemli biçimde azaldı. Harcanabilir gelirin düşmesi ile 2002 yılında sinemaya giden kitle’de bile %20 azalma oldu. İşte bu durumu biraz da mizahi bakış açısı ile değerlendirmemeye karar verdim. Aşağıda listelediğim türde bana gelen mailleri günün birinde istatisklere konu olur diye Inbox altında açtığım “Geyik” dosyası altında tutmaya başladım. Sonra da GEYİK E-MAİL ENDEKSİ (GEE) oluşturdum. İşte bu konuda 7 Mayıs 2002 tarihinde tanıdık ve arkadaşlarıma aşağıdaki maili yollamıştım. Sizlerle paylaşmak istedim.

TÜFE, TEFE, Tüketici Güven Endeksi, Bireysel Tüketim Endeksi gibi Endekslere bir yenisini eklemesinin yararlı olacağını düşünüyorum: GEYİK E-MAIL ENDEKSİ (GEE). Bu Endeks bir anlamda ‘Kişisel Moral Endeksi’ olarak da algılanabilir.

Bu Endeks ofislerde çalışan ve Internet bağlantısı olan tüm çalışanlara yönelik olarak; Farklı cinsiyetlerde, farklı yaş gruplarında ve farklı yönetim kademelerinde çalışan yaklaşık 400 kişi ile görüşülerek hazırlanmalı. Bu kişiler günlük olarak aldıkları ‘Geyik’ niteliği taşıyan maillerin adetlerini bir yere kaydetip, ay sonu toplam rakamı bildirecekler. Bu endeksin başlama tarihi Şubat’2001 olmalı. Bu tarih itibari ile seçilen 400 kişinin aldığı toplam ‘Geyik’ E-mail sayısı 100 sayısı ile orantılanıp her ay toplam ‘Geyik’ E-mail sayıları başlangıçtaki toplam sayı ile ters orantılanıp o ayki GEYİK E-MAIL ENDEKSİ (GEE) hesaplanmalı. Örneğin: Şubat’2001 de 400 kişinin aldığı aylık ‘Geyik’ E-Mail sayısı 300,000 ise bu sayı bir sonraki ay 285,000′e azalmış ise, bu %5′lik düşüş GEE de 5 puanlık yükselmeye yani Endeksi 105 puana getiriyor. Yani ters orantı uygulanıyor. Böylece yükselen endeks Kişisel Moral’in de yükseldiğini gösteriyor.

‘Geyik’ E-mail olarak kabul edilecek E-Mail içerikleri ise şöyle olmalı:
 Adult resim ve videolar,
 Avustralya, Kanada ya göçen arkadaşların gittikleri yerler hakkındaki (hep Pozitif olmak durumunda, çünkü hata yapılsada çaktırılmaması gerekiyor) görüşleri,
 Dostluk, kardeşlik, sevgi içeren şiir, resim ve müzikler,
 Eski Türk filmlerinden alıntılar,
 Kadın-Erkek arasındaki farkları alaycı bir biçimde alan fıkralar, benzetmeler,
 Eğer bunları hatırlıyorsanız o zaman ihtiyarlıyorsunuz veya o zaman gerçekten ‘İzmirlisiniz’ v.s. hikayeleri,
 Bunları biliyormuydunuz (örneğin insanın dirseğini asla yalayamayacağı) köşeleri,
 Temel fıkraları,
 Elden çıkarılan köpekler, kediler: Onların resimleri, ne kadar şirin oldukları hakkında görüşler,
 İnsanların kendilerinin yarattıkları anlamsız fıkralar (ama kendi yazdıkları belli olmasın diye sahte forward mavraları),
 Köşe yazarlarından alıntılar ve doğal olarak ‘Biz işte bu yüzden adam olmayız’ benzetmeleri,
 9/11 (11 Eylül) hakkında resimler, reklamlar, yazışmalar, sataşmalar,
 Bir restaurant, cafe, hastane de görülen kötü muamelenin (genelde bozuk moral karamsarlık, kendine olan güveni ve doğal olarak ta kompleksi yaratıyor) arkadaşlarla paylaşımı,
 Futbol takımları ile ilgili sataşmalar, atışmalar,
 İngilizce ‘Jokes’ lar (anlaşılamadan yarısında silinenler dahildir).

Bu nereden aklıma geldi. Çünkü bu ara bana gelen Geyik E-Maillerin sayısı inanılmaz düştü. Bu da iyiye alamet. Sanırım insanlar artık işlerine daha çok konsantre olabiliyorlar, rahatlamak için daha başka şeyler yapabiliyorlar ve en önemlisi daha olumlular.

İşin şakası o kadar sığ bir data toplama yapımız varki oluşturulan Tüketici Güven Endeksi ve Bireysel Tüketim Endekslerinin güvenilirliliğini sağlamak için en az 1-2 seneye ihtiyacımız var. Yapısal bozukluğu ve eskiliği nedeni ile (örneğin Cep telefonu konuşma ücretleri hala eklenmemiş) TEFE ve TÜFE ye de hiç güvenemiyoruz. Şimdi hangi değerlere bakıp kendimizi ölçeceğiz? O yüzden yukarıdaki yöntem de yararlı olabilir.

07/05/2002

Brightwell Yönetim Kurulu Başkanı Alphan Manas, tam bir uçan yönetici. Yeni iş ve pazarları, Dünya’nın neresindeyseler gidip buluyor. 1997′den bu yana uçuşlarının istatistiğini de tutuyor: “11 yılda 470′i yurtdışında olmak üzere 1059 kez, 97’si yabancı olmak üzere 107 farklı noktaya, 47 çeşit uçakla uçmuşum.”

“1997′de çok uçmuştum, çok uçunca bunları bir kaydedeyim, 5-10 sene sonra bundan iyi bir istatistik çıkabilir, insanların ilgisini çekebilir diye kaydetmeye başladım. Tüm uçuşlarım bu kayıtlarda var. tesadüfen başlamış bir şey bu, sonra da bırakamamışım yani.”

“Dizüstü bilgisayarla çalışmayı sevmiyorum pek. Genellikle dergileri okuyorum. Bir de film seyretmeyi seviyorum, o beni rahatlatıyor. Seinfeld dizisinin her bölümünü tek tek seyrettim, şimdi bir daha seyrediyorum. Hiçbir şey hakkında bir dizi olduğu için, o beni acayip rahatlatıyor. Bir de kitap okuyorum. Yan tarafla konuşmayı, uçak muhabbetini çok sevmiyorum.”

“Uçuş güvenlik kartlarının koleksiyonunu yapıyorum. Uçaktan çıkarmak yasak aslında bu kartları ama gizlice alıyorum. Biriktirdiğim kartlar iki klasöre sığmıyor artık.”

Haberin PDF Hali

11/04/2007 Hürriyet İK

Brightwell Yönetim Kurulu Başkanı Alphan Manas’ın ofisi Maslak’ta bir plazada. Siyah sade mobilyalarla döşeli ofisin baş köşesinde büyük ekran bir plazma televizyon var. Perdeler, ışıklar, telefon, her şey son teknoloji. Manas’ın büyük, iki taraflı kullanılabilen bir masası var. Masadaki fotoğraf çerçevesi tabii dijital. Toplantı odasına açılan odayı, ana bölümden büyük bir deniz akvaryumu ayırıyor. İçinde tropikal balıklar var. Manas 2005 yılından beri kamboçya’nın İstanbul Fahri Başkonsolosluğu görevini sürdürdüğü için , masanın sol arkasında Kamboçya Kralı Norodom Sihamoni’nin resmi ve Kamboça bayrağı asılı. Kamboçya’nın Türkiye’de başka temsilciliği olmadığı için, vize başvuruları Fahsi Başkonsolosluk’a yapılıyor.

Alphan Manas, akvaryumu rahatlatıcı olduğu için sevdiğini, evinde de bir mercan akvaryumu olduğunu söylüyor. 125 metrekarelik bu ofisi seçmesindeki en büyük etkenin, büyüklüğü olduğunu anlatıyor: “Hiperaktifim. Bir mekanda uzun süre durmama imkan yok. 10-15 dakika sonra dikkatim dağılıyor. Burası büyük olduğu için, dikkatimi çok fazla dağıtmıyor.”

Manas’ın çalışma şekli sıradışı: “Günde ortalama 10 saat çalışıyorum. gece 11.00′da da çalıştığım oluyor, sabah kalkıp 04.00′da çalıştığım da. Sabahları 06.30′da kalkıyorum. Bütün e-mail’lerime ofise gelmeden önce avuçiçi bilgisayarımdan bakmış oluyorum. Yurtdışında da yatırımlarımız olduğu için, saat farkından dolayı akşamları da e-mail’lerimi kontrol ediyorum. Ofiste masa başında çok az vakit geçiriyorum. Masadayken ya imza atıyorum, ya toplantı yapıyorum. Ben aslında tamamen mobil çalışıyorum.”

Haberin PDF Hali

04/11/2007 Hürriyet İK

Köprü ve Otoyollarda OGS Sistemi 1999 yılında kullanılmaya başlandı. Aselsan tarafından geliştirilen toplam çözüm 8 yıldır sorunsuz olarak kullanılıyor ve gelir getirmeye devam ediyor. Gişelerde nakit kullanımı inanılmaz azaldı. Böyle bir projenin Türkiye’de kullanılmaya başlaması için doğal olarak oldukça uzun bir “Gereksinimi Belirleme” süresine ihtiyaç vardı. İşte bu sürenin başlangıcını kurucu ortağı olduğum Exim ile yapmıştık. 1993 yılında Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde gerçekleştirilen denemede 140 km hızda tag’lerin uzaktan okunması sağlanmıştı. Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzerere diğer yazılı basın ve TV kanalları da bu haberi yayın akışlarında değerlendirmişlerdi. Bir projenin ne kadar yararı olursa olsun, özellikle kullanıcı devlet olunca ilgili kanun, yönetmelik ve tebliğler de belirleyici ve belki de istemeden engelleyici oluyorlar. Benim şahsen üzerinde 2 yıl çalıştığım, yönetmeliği ve şartnamesi için destek verdiğim bu projenin ülkemiz için yarar sağladığını görmek bugün beni çok mutlu ediyor.

Haberin PDF Hali

20/02/1993 Cumhuriyet Gazetesi

İddaa’nın yaratıcısı Alphan Manas’ın gündeminde şimdi de çöp var. Manas’a göre 2 yıl içinde çöp işi çok prim yapacak.
Bir yıl önce ayrıldığı Teknoloji Holding’de ve ardından kurduğu Brightwell Holdings’le ilginç girişimleriyle gündeme gelen Alphan Manas, şimdi de çöpten elektrik üretme işine el attı.

Alphan Manas’ın yaratıcılığına verilebilecek en çarpıcı örnek İddaa olsa gerek. Manas şans oyunları pazarındaki parlak geleceği erken görerek İddaa’yı  projelendirdi ve ardından da bu projenin Çukurova Holding bünyesinde bugünlere gelmesinde  büyük pay sahibi oldu…

Brightwell’in enerji  alanında faaliyet gösteren yatırımı Maya Enerji; hidroelektrik enerji santralleri ve çöpten enerji üretimiyle ilgili çalışmalar yapıyor. Brightwell, Maya Enerji hisselerinin yüzde 70′inini Borusan Holding’e sattı.

Manas, önümüzdeki dönemde de hidroelektrik santrallerine yatırım yapmaya devam edeceklerini, çöpten enerji üretimi konusunda ise hissedarı oldukları ABD’li OPS şirketiyle Türkiye’de yüzde ortak bir şirket kurmak üzere çalışmaların sürdüğünü söylüyor.

Önümüzdeki 2 yıl içinde çöpün Türkiye için çok büyük sorun olacağını söyleyen Alphan Manas’ın çöp projesi hakkındaki açıklamaları…

[youtube width="425" height="355"]http://www.youtube.com/watch?v=5LKerMMY3r8[/youtube]

http://www.patronlardunyasi.com/news_detail.php?id=36493 sayfasından alınmıştır.

Bir insanın ne zaman boğazına bir şey kaçıp boğulacağı belli değildir, hem kurbana hem de onu izleyenlere bir sürpriz olarak gelir. Hata yapmayın: boğaza bir şey kaçması hayatı tehdit eden bir durumdur, bu nedenle izleyici durumunda kalıp (artık bir hayat kurtarıcı olan) kişinin hızla düşünmesini ve harekete geçmesini gerektirir. Her acil durum anında olduğu gibi, önceden hazırlıklı olmanız net düşünmenizi ve doğru hareketi yapmanızı sağlar. Bu acil durum anında müdahale edebilmemiz için etkili teknikler bulunmaktadır.

Heimlich manevrası yetişkinlerin veya büyük çocukların boğazına takılan bir şeyi çıkarmada en etkili yoldur (Not: daha küçük çocuklarda ve bebeklerde bir başka teknik uygulanır). Bu teknik zor olmayıp, fazla güç veya zeka gerektirmez ve siz bu teknikle bir insanın hayatını kurtarabilirsiniz. Ayrıca kendinize uygulayabileceğiniz iki tekniği de öğreneceğinizden, kurtaracağınız hayat kendinizinki olabilir.

Her ne kadar Heimlich manevrası basit ve etkili ise de, kurban için ağrılı hatta yaralayıcı olabilir. Bu teknik gerçekten acil durumlar için saklanmalı ve durumun aşağıdaki ana hatlara uyduğu anlarda kullanılmalıdır:

  • Kişi konuşamaz, öksüremez veya nefes alamazsa (kişi öksürüyorsa, boğulmuyor demektir, tekniği uygulamayın).
  • Kişi “Boğuluyor musun?” sorusuna başıyla evet cevabı verdiğinde.
  • Kişi bilinçsizse ve nefes aldırma çabalarınız sonuçsuz kalmışsa

Aynı zamanda kurbanın yaşını da düşünmelisiniz. Küçük çocuk veya bebeklerde Heimlich manevrasının uygulanması yarardan çok zarar getirebilir, bu nedenle farklı yaş gruplarına göre talimatları izleyin. Kişinin karnına uygulanan kuvvet bir nesneyi yerinden çıkarabilmeye yetmelidir, ancak itiş gücünü vücut tipine göre ayarlamak uygundur. On yaşındaki cılız bir oğlana kırk yaşındaki tıknaz birine kullanacağınızdan biraz daha az kuvvet uygulayın.

Heimlich manevrası kurban için sarsıcı olabileceğinden, böyle bir duruma hazırlıklı olmak için tam manevrayı bir diğer kişi üzerinde deneyemezsiniz. Ancak elle kavramaları, duruşu ve itme için uygun yer seçimini deneyebilirsiniz ve denemelisiniz. Bunları pratik etmek, acil durumlarda paniğe kapılmanızı önler. Ancak unutmayın; tam tekniği boğulan bir kurban hariç kimse üzerinde uygulamayın.

Yöntem 1: Bilinçli bir kişi üzerinde uygulama

uygulama

1. Kurbanın arkasında baldırınız kurbanın bacakları arasında olmak üzere yakın durun. Bazı uzmanlar kurbanın arkasında yan durmanızı tavsiye eder (kalçanız kurbanın arka kısmı ile 90 derecelik açı yapar). Bu kalçanızı kurbanın belkemiğinin altında veya budunda desteklemenizi sağlar.

uygulama

2. Bir elle yumruk yaparak yumruğunuzu başparmağınız kişinin göbek deliğinin bir inç (yaklaşık 3 cm) üzerinden karnına değecek şekilde yerleştirin.

3. Bu yumruğu diğer elinizle kapatın. Dirseklerinizi dışarıda tutarak, yumruğunuzu içeri ve yukarı doğru aniden ve hızla çekin.

4. Bu hareketi nesneyi yerinden oynatacak yeterli kuvvet uygulayarak yaptığınızdan emin olun; sıklıkla altı defaya kadar tekrar edilmelidir. Boğazdaki nesne takılı kalıyorsa, kişiyi sırtüstü yatırarak kişinin bilinci yerinde değilmiş gibi (bkz. Yöntem 2) devam edin. Yanınızda başkaları varsa, 112′yi aratın.

Yalnızsanız direkt olarak Yöntem 2′ye geçin.


Yöntem 2: Bilinci yerinde olmayan bir kişi üzerinde uygulama

1. Kişiyi yere sırtüstü yatırın. Yanınızda başkaları varsa, 112′yi aratın.

2. Kurbanın ağzını açın ve nesneyi görmeye çalışın.

3. Parmaklarınızı kanca şekline getirerek kurbanın boğazının arka kısmında gezdirin, bulabiliyorsanız nesneyi çıkarın.

uygulama

4. Kişinin bacaklarını ayırın. Bu itişi gerçekleştirmeniz için sizi doğru konuma getirecektir.

5. Elinizin ayasını kişinin göbek deliğinin biraz üzerine koyarak bu elinizi diğer elinizle kapatın.

6. Her iki kolunuzu da düz tutarak, karnına aşağı ve ileri bastırın. Bu hareketi dört kez tekrar etmek gerekebilir.

7. Nesne dışarı fırlamadıysa, tekrar kanca şekline getirdiğiniz parmağınızı kişinin boğazının arka kısmında gezdirin. Bulabiliyorsanız nesneyi çıkarın. 112′yi arayın.

8. Kişi kusarsa, nefes borusunun tıkanmaması için kişiyi yana döndürün.



Tüm hakları Alphan Manas’a aittir. (c) 2003-2009