More Than Human: Embracing the Promise of Biological Enhancement
Ramez Naem

World Future Society’nin periyodik yayını Future Takes’in Yaz 2007 sayısı. Derginin PDF Hali

Kerem Güvenç ve Murat Armağan ile birlikte aldığımız üçüncü patent.

Farklı nitelikteki ambalajlı ürünlerin depolanması kontrollü olarak tüketilmesi ve tüketimin denetlenebilmesi amaçlı depolama sistemidir.

Daha fazla bilgi için tıklayınız

Kerem Güvenç ve Murat Armağan ile birlikte aldığımız Yuvarlak Buzdolabı patentine ek olarak alınan bir diğer patent.

Gıdaların stoklanması soğutma ünitelerinde  düzensiz olarak ve yığma formda yapılmaktadır. Gıdalar soğutma ünitesinin içine oluşturulan bölmelere konumlandırılmaktadır. Bahsedilen konumlandırılma yapılırken ürün çeşidi ve sayısı göz önünde bulundurulmamaktadır.

Ürünü tüketilmesi esnasında ürünün yerinin ve stok sayısının tespiti kullanıcı için zor olmaktadır. Aynı zamanda ürünlerin kendi kokuları ve sıvıları diğer ürünlere temas etmekte ve soğutma ünitesinde kötü bir koku ve kirlilik oluşmaktadır.

Bu patent ile tüm bu dezavantajlar ortadan kaldırılmaktadır.

Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Kerem Güvenç ve Murat Armağan ile birlikte aldığımız Yuvarlak Buzdolabı patenti.

Ürün yerleşiminin ve kullanıcının istediği ürüne kolay ulaşabilmesi için, ürün stok kontrollünün sağlıklı yapılması ve bilgisayar tarafından takibi için dairesel olarak tasarımlanan farklı kullanım ilişkileri kuran dairesel buzdolabı sistemi. Bu tasarım, buzdolabı içerisinde ürünlerin adreslerinin bilinmesini, stok miktarlarının takip edilmesini ve kullanım sürelerinin denetlenmesini sağlamak için, ürünlerin geriye doğru değil soldan sağa doğru, lineer olarak yerleştirilmesini böylece kolay ulaşılmasını amaçlamaktadır.

Detaylı bilgi için http://www.wipo.int/pctdb/en/wo.jsp?wo=2006096145

ExergyWallTM (EkserjiDuvarıTM) uzun vadeli sürdürülebilirliğin göstergesi olan ekserji verimi yüksek bir gün boyu/yıl boyu tam konfor© sistemidir.

Enerjinin kalitesini korur, güneş kollektörleri, ısı pompası, ısı boruları, mikro kombine ısı ve güç sistemi (MCHP) gibi sistemlerin etkinliğini arttırır.

ExergyWallTM onbeş yıllık bir araştırmanın ürünü olup PCT/TR2005/00039 numaralı patent başvurumuz ile koruma altındadır.

Patent ile ilgili detaylara http://www.wipo.int/pctdb/en/wo.jsp?wo=2006041418 adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Patent Dökümanının PDF’i indirmek için tıklayınız.

NTV Türk Mucit Yarışması Türkiye’de bu formatta yapılan ilk program olarak tarihe geçti. NTV, asıl adı American Inventor olan ABC’nin sahip olduğu formatı lisanslayarak, bu programı gerçekleştirdi. Yarışma, içeriği ve bunu düzenleyen TV kanalının piyasadaki imajının ne kadar yüksek olduğunu haklı çıkaracak şekilde, amacının ötesine taşmış ve ülkemize yenilikçilik (inovasyon) anlamında bir motivasyon kazandırmıştır. Jüri üyeleri olarak yarışma esnasında bazı yarışmacıları özellikle elemedik ve yarı finale çıkardık. Karar verirken bize sunulan ürünün daha önce yapılıp yapılmadığı da elbetteki önemliydi. Ama bazı gerçekleri de göz ardı edemezdik. Silopi’den bir lise son sınıf öğrencisi yarışmaya katılmıştı. Türkçe’yi bile zor konuşuyordu, çevresinde hiçbir zaman bilgisayar olmamış. Pilin içine bir mekanizma yapmış, sallayıp şarj ediyor ve bunu yaparken de kimseden yardım almamıştı. Oysa ki, ABD’de Radio Shack mağazalarından birine girdiğinizde, elle sarsılınca kendini şarj eden fener hemen gözünüze çarpar. Bu arkadaşı elemeye inanın benim gönlüm elvermedi. Böyle bir ürünün zaten var olduğunu bilmeden üzerinde düşünmüş ve keşfetmişti. ABD’deki yarışmada ise yarışmacılar tarafından daha ticari bir yaklaşım vardı ve doğal olarak jürinin sorduğu sorular da ticari açıdan anlam taşıyordu. Ama bizim karşımızda enerjinin sonsuzunu bulma eğiliminde olan, yaptığının para kazanmak amacıyla değil de “insanlığın hizmetinde” olduğunu ifade edenler çoğunluğu oluşturunca format da biraz “Turkish” oluverdi. Jüri olarak tabii ki ortak karar vermek durumundaydık ve bunda da çok ölçülü davrandığımızı düşünüyorum. Bunun yanında bazı ürünlerin finale çıkamamasına üzülmedim değil. Dikey Kebap Makinası başta olmak üzere, Termo Tuğla Makinası, Otomatik Çay Makinası, Yangın Söndürme Bombaları, Emniyet Kemeri Zayıflatma Cihazı, Döner Kahve Kapağı gibi ürünler de başarılıydı. Fransa’daki yarışmada “Kebap Makinası” birinci olmuştu. Ama Kebap’ın anavatanı Türkiye benzer bir ürünü birinci yapamadı. Onun yerine Türkiye gerçeğini yansıtan, soba zehirlenmesini engelleyen soba ve baca sistemlerini bolca gördük. Yarışmanın birincisi İskender Aruoba’nın “Ürünü” için oldukça eleştiri e-maili aldım. Enell Sustainable Business AB İcra Kurulu Başkanı Magnus Enell’in benzer sistemi 1984 yılında İsveç’te denediği ve bunun ders kitaplarına girdiği iddia edildi. Bu iddia’nın sahibi İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olan arkadaşımızı, Bay Enel ve İskender Aruoba’yı e-mail ortamında bir araya getirdim. Bay Enel ne yazık ki İskender bey’in savunmasına cevap vermedi. Bu durumda benim yapabileceğim birşey kalmadı. Yarışma öncesi programın orijinal adı olan “American Inventor”un finaline kalanlara baktığımızda aslında çok daha basit ve günlük hayatta kullanılacak ürünleri gördük. Örneğin: Çocuklara hecelemeyi, kelimeleri eğlenceli ve etkileşimli olarak öğreten oyun; Çıkarılabilir 2. koltuğuyla yeni stil bir bisiklet; Kum torbalarını çok daha hızlı doldurmaya yarayan bir çeşit kürek; Sandalye’ye takılan zayıflama ipi; Yeni bir tür tuvalet koltuk kapağı; ve hatta çoklu dil seçeneğine sahip oyuncak bir bebek bile finale kalmıştı. Janusz Liberkowski ise çocuğunu bir trafik kazasında kaybettiği ve çocuk koltuğu bu kazada yetersiz kaldığı için Spherical Safety Seat adında herhangi bir çarpışma esnasında dairesel hareketten kaynaklanan kuvveti emen bir Çocuk Koltuğu ile yarışmanın birincisi olmuştu. Türkiye’de yaşadığımız genel sorun, çok fazla emek, zaman ve para harcamadan birşeyler yaratmaya çalışıyor olmamızdır. Ben bu yarışma boyunca şahit olduğum olaylara bakarak ümitsizliğe kapılmıyorum. Ama araştırmadan, para harcamadan bu işler olmuyor. Sabah kalktığımızda birden aklımıza gelen veya rüyamızda gördüğümüz (!) fikirlerle ancak çok basit tasarımlar yapabiliriz veya önceden geliştirdiğimiz bir ürünü daha ileriye götürebiliriz. Tansiyon ilacı üzerinde çalışılırken Viagra bulunmuş ama bu ilacın rafa çıkıncaya kadar harcadığı para yaklaşık 600-700 Milyon USD olduğuna göre, tesadüflere de ümit bağlamamamız gerektiğini görüyoruz. Türkiye’de yeteri kadar buluş yapılamıyor. Son 11 yılda Türkiye’de 22 bin patent başvurusu yapılmış. Bu rakama Japonya 15 günde, Amerika ise 20 günde ulaşabiliyor. Ayrıca Türkiye’de her 100 patentten 96’sını yabancılar alıyor. Patent, “buluş sahibine, buluş konusu ürünü üretme, satma ve kullandırma konusunda belli bir süre ayrıcalık veren sistem” ise Türk Mucitlerin bu tanımdan nasiplenmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Alınan patentlerin de değerlendirilememesini ve hayata geçirilememesini inovasyon sürecinin uygulanamamasına ya da doğru uygulanamamasına bağlıyorum. Yani inovasyon yaparak buluşu hayata geçirip üretilebilirlik ve pazarlama değerlerinin sağlanması gerekiyor. Ben bu bilincin gelişme çağında başladığını düşünüyorum. Çocuklara gelişme çağlarından itibaren yaratıcılıklarını ortaya çıkarabilecekleri ortamlar sağlanmalıdır. Aileler bu konuda çocuklarına destek olmalılar. Türkiye’de ebeveynler ne yazık ki bu konuda bilinçli değiller. Çocuklara okullarda Da Vinci, Edison, Graham Bell, Hazerfan Ahmet Çelebi gibi mucitler ve yaptıkları buluşlar anlatılmalı, projeler desteklenmeli, en önemlisi Türkiye’de inovasyon bilinci oluşturulmalıdır.

Forbes Ağustos 2007



Tüm hakları Alphan Manas’a aittir. (c) 2003-2009