Türkiye Özgüven Sıralamasında 7. Ülke İse Niye Daha Başarılı Değil?

15 Tem
Temmuz 15, 2014

image
C. James Jensen’in “Bilinçaltı Zihninizin Gücü” kitabını okurken “Özgüven” konusunda iyi bir bölüm okudum. Çok kısa alıntı yapıp, görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle dünyada özgüveni en yüksek 10 ülkeden bahsedeceğim. 53 ülkeden 17,000 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre ilk sırada Sırbistan var. Şili, İsrail, Peru, Estonya, ABD takipçisi. 7. sırada ise Türkiye var. Özgüveni en düşük ülke ise Japonya. Araştırmanın üniversite öğrencileri üzerinde yapıldığını hatırlatmakta yarar var.

Özgüveni düşük insanlar kendilerine acırlar. Taktir edilmediklerini, haksızlığa uğradıklarını düşünürler. Başarısızlıkları kendilerinin değil, koşullar veya başkalarıdır. “Şöyle olsaydı, böyle olurdu” gibi özürler hep mevcuttur onlarda.

No pain no gain” e fazlasıyla inanırlar. Halbuki bu gerekli ve koşul değildir. Bunu değiştirecek enerjileri yoktur.
Devamını oku →

Uzaylılar Yıllar Geçtikçe Şekil Değiştiriyorsa; Onlar mı değişiyor, Yoksa Bizim Algımız mı Değişiyor?

24 Haz
Haziran 24, 2014

Artık kısa blog yazıları yazmaya karar verdim. Okuması kolay olsun.

Bu ara dış dünyaya takmış durumdayım. Bu konuda filmlerin iyi yol gösterici olduğunu söylemekte yarar var.
ET POSTER
ET filminin yayın tarihi 1982′ydi. Dünyalı olmayan bir yaratık ve dünyalılarla olan duygusal ilişkisi filmin ana temasıydı. ET yürüyordu ve anlaşıldığı kadarıyla bir de sinir sistemi vardı.
Devamını oku →

Dünya Kupası Başladı. Vizyonsuz Platini (UEFA) ve Sepp Blatter (FIFA) Futbolu Halâ Yönetiyorlar

16 Haz
Haziran 16, 2014

Öncelikle 4 dönemdir görev yapan Sepp Blatter‘den bahsedeceğim. Dört dönemdir başkan olan Blatter’in bir sonraki dönemde başkan olmasını Platini desteklemiyormuş. Irkçılık dahil hakkında birçok dedikodu çıkan Blatter şu an FIFA başkanı. Bu kadar yaşlı bir FIFA başkanı ne yapar onu inanın bilemiyorum.

Platini ise vizyon-free takılıyor. Ondan 16 Eylül 2013 tarihindeki blog yazımda bahsetmiş ve şu talihsi sözleri söylediğini belirtmiştim: “Futbolda teknolojinin kullanımına her zaman karşı oldum. Bu nedenle Avrupa’daki turnuvalarda gol çizgisi teknolojisi olmayacak“.

8 Mart 2009 tarihinde Melis Alphan ile yapmış olduğum telefon röportajında“Bugün elimizde pozisyon tartışmalarını ortadan kaldıracak teknoloji var. Kalenin içine iki kamera koymaya bakar. Ama FIFA yaşlı ve teknolojiden uzak bir kurum. Yenilikleri hayata geçiremiyor. Bunun yerine iki çizgi hakemi daha alıyor” demiştim. Sonra da “futbol yorumcularının hepsi işsiz kalmasa da uzmanlaşmaya gidilecek; her ligin bir uzmanı olacak ve tahmin yorumculuğu yok olacak” diye eklemiştim.
Devamını oku →

Soma Faciası’nın Bedelini Kim Ödeyecek?

15 May
Mayıs 15, 2014

Öncelikle bu faciada hayatlarını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.

Termik Santral kurmak amacıyla başladığımız yolda, Maya Enerji’deki hisselerimizi Borusan Holding’e satış sonrası portföyümüzde kalan şirket ile “Kömür Madeni İşletmecisi” olduk. Ege Madencilik olarak Balıkesir ve Balya’da 2 işletme ile başladık. 6 yıllık Balya maceramızda gördük ki bu sektör gerçekten çok özensiz, güvenliğe önem vermiyor ve vergi kaçırmak dahil her türlü ahlaksızlığa açık. İşçi güvenliği bir kenara işçilerin haklarını düşünen yok. Biz işçilerimizin SGK paylarını tam göstererek, fazla çalışma mliyetlerini ödeyerek ve her çıkan kömüre fatura keserek bu piyasada haksız rekabetin ağırlığı altında ezildik. Balya işletmemizde 6 yıl boyunca bir tek yaralanmalı kaza olmadı. Çünkü işletme müdürümüzün her türlü teknik talebini düşünmeden yerine getirdik. Ama ne oldu? O ana kadar yapılmış sondajlar ile gerçek değeri 20 milyon USD olan ve mahkemenin 23 milyon TL değer biçtiği bu madeni 7 milyon TL’ye satılmasını hüzünle izlemek zorunda kaldık.

Kömür işletmesinin ve şirketin sahibi olarak şunu söylemek istiyorum ki, Soma’da yaşanan facia benim işletmemde ve benim sorumsuzluğum yüzünden başıma gelseydi, açık söylüyorum intihar ederdim. Bunu başaramadan zaten anında tutuklanmam gerekirdi. Peki soruyorum niye kimse tutuklanmıyor? Bu facia, yatırım zaafiyeti ve teknik takip eksikliğinden kaynaklandığı kanıtlanırsa, Soma Holding’in, şirketlerinin, alt işletmeci şirketin sonu olmalıdır. Bakanlık’ta denetim ile sorumlu olan dairelerin çalışanları da dahil hepsinin acımadan cezalandırılmaları gerekiyor. Ama unutmayalım ki “Bilirkişi” konusunda çok müdahale olacaktır. Sorumlular Bilirkişi’leri etkilemek için ellerinden geleni yapacaklardır. O yüzden vicdanlı ve cesur Bilirkişiler bekliyorum.

Türk Uçak Üreticisinin Uçağı “Pitot Tüpü” Yüzünden Düşseydi Ne Olurdu?

09 May
Mayıs 9, 2014

Pitot Tube
Yaşanan uçak kazalarının nedenlerine baktığımızda teknolojik olarak inanılmaz basit cihazların bu kazalara neden olduğunu görüyoruz. İki önemli kazanın sebebi “Pitot Tüpü” arızasıdır:
BirgenAir
1) Uçağın hızını ölçen “Pitot Tüpü” arızası Türk Charter Havayolu Birgen Air’in B-757 uçağının 6 Şubat 1996 yılında düşmesine neden oldu. Öyle ki, Kaptan Pilot tarafındaki hız göstergesi, 3 pitot tüpü’den birindeki arıza nedeniyle hızı yüksek gösterirken, 2. Kaptan’ın göstergesi doğru hızı gösteriyordu. Otomatik Pilot arızalı göstergeye bağlıydı ve uçağın hızı gerçekte düşük olmasına rağmen yüksek hız uyarısı sesleri gelmeye başlamıştı. Bu durum pilotların kafasını daha da karıştırdı. 2. Kaptan uçağın hızını arttırmak isterken, Kaptan Pilot, gelen uyarıya bağlı olarak uçağın hızını azalttı. Boeing’in Airbus’tan en büyük farkı olan “Göstergeler Arası Uyumsuzluk Uyarısı” olmaması da kazayı davet etti. Zaten kaza sonrası FAA (Federal Havacılık Kurulu) bu tür uyumsuzluklarda uçağın içinde sesli ve fiziki uyarıların şiddetini ve adedini azaltılması ile uyumsuzluğun bildirilmesi yönünde uçak üreticilerine uyarı verdi. Ayrıca Uçuş Similatörlerine bu sorun da yüklendi. Ama 25 gündür uçmayan uçağın Pitot Tüp’lerinin korumaya alınmaması nedeniyle arı yuvası olması kazanın gerçek nedeniydi.
Devamını oku →